Lilypie Second Birthday tickers
uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Kasım 2011 Cuma

E.A.S.Y Bebeğe rutin gerek!






Aylardır aylardır Tracy Hogg'un E.A.S.Y yönteminden anladığımı, nasıl 
yaşadığımızı anlatacağım kısmet bugüneymiş. Takip edenler bilir Aze Çınar şahane bir bebeklik geçirdi. Yapısal, genetik, şans faktörlerini bilmem. Yüzde kaç onu da bilmem, ama illa bir faydası olduğuna eminim Tracy Hogg'un ve onun yöntemlerinin. Tam hakim olmak için lütfen kitaplarını okuyun, ben sadece fikir sahibi olup, ilginizi çekerse daha yakından bakın diye anladığım kadarını yazmak istedim. 




Tracy Ablaya göre, bebekler için en önemli şey rutin. Bebekler her ne kadar düzen bozucu, kaos yaratıcı görünseler de aslında bir düzenleri olsun istiyorlar. Ve hatta bunu ısrarla istiyorlar. Tracy Hogg da belli bir rutinde bu düzeni sağlarsanız hem bebek gelecek şeyi bilir ve bu onu rahat, güvende hissettirir, hem anne baba için yemek miydi? alt değiştirme miydi? uyku muydu? kafalar karışmadan düzen sağlanır ve bebek az zaman için bile olsa gözden kaçırılmış olmaz. Bu benim gibi dikkatsiz bakar kör insanlar için ekstra artı bir güzellik. Olanı tahmin etmeye gerek kalmadan saatle çözüyorsun her sıkıntıyı. Fakat bundan formüle bir ezber anlamı çıkarmayın. Tracy'nin en vurguladığı şeylerden biri de "Bebeğinizi tanıyın, gözlemleyin ve rutini ona göre kurun." 





 Bu düzen bizim anladığımız netlikte olmayabilir. Kendi içinde tutarlı olsun yeter. Mesela Aze'nin düzeni saat saat değildi. Sabah kalktığı saate saat eklenmesiyle oluşuyordu. Yani Saat 7 kahvaltı, 11 Uyku gibi değildi. Aze uyandı + 3 saat sonra uyku + 2 saat sonra yemek şeklindeydi. Hogg'un dediği gibi sabah belli saatte uyandırmıyorduk Aze'yi. Ya da "Uyuması lazım şu saatte" deyip evde kalmıyorduk. Uyuması gereken saatte, dışarıda arabasında uyutuyorduk.  Tracy abla mesela rutini olsun diye akşam uykusundan önce, banyo, bebe yağıyla masaj, pijama giydirimi, müzik falan önerir ama biz onu da yapmadık. Aze öyle masaj, yağ falan sevmedi hiç. Yani öyle çok katı bir düzen değil kastettiği. Bebeğinizle birlikte oluşturacağınız bir düzen.


E.A.S.Y kısmına gelemedim bir türlü. 


Eat  (Yemek)
Activity  (Aktivite)
Sleep  (Uyku) 
Your Time (Sizin -annenin- zamanı) 




Bu rutine göre (Yeni doğan) Bebek uyanır ve yemek yer öncelikle. (Yaklaşık 30 dakika) {Bebeği emzirerek, yedirerek uyutmak kesinlikle önerilmez. Bu davranış, bebeğin yemekle uykuyu bağdaştırmasına, geceleri uyanan bebeğin yemeden uykuya geçmemesine sebep olur.}
Yemeğin ardından  altını değiştirip, bebekle oynarsınız. (Yaklaşık 1 saat) 
Bebek uyur (Yaklaşık 1.30 saat) ve sizin zamanınız başlar. Bu döngü gece uykusuna kadar devam eder.






Bu döngüde demin de dediğim gibi 
robot usulü zamanı geldi diye davranmak değil, rutini izlerken bebeği sürekli izleyip, onun işaretlerine göre tavır almak gerekir. Üstte bahsettiğim örnek ilk üç ay zamanlamasına uygun mesela. Zaman ilerledikçe bebek Aktivite zamanını genişletmek ister. Toplam 3 saat süren rutin önce 4'e sonra 5'e çıkar.  Ve bunu siz değil bebek belirler. Yeter ki siz takip edin. Hani hep diyoruz ya tüm bebekler farklı diye... Aze'nin 4 saatlik rutine geçmek istediği yaşıyla aynı ayda olan bebeninki aynı olmadı, yine aynı şekilde 9 aylık bebelerin bazıları gündüz uykularını teke indirirken Aze Çınar 15 aylıkken daha yeni teke düşürmeye karar verdi. Ve bebeğimizin rutinini, genel alışkanlıklarını iyi bilen ve onu iyi tanıyan biz, bir değişiklik olduğunu, bir şeyler talep ettiğini hemen farkettik. O gelecek olanı bildiğinden rahat oldu hep. Değişiklik talep ettiğinde hemen anlaşıldığından hiç huzursuzlanmadı. Mız mız olmadı. Biz de rutin sayesinde çok sürprizle karşılaşmadığımızdan çok daha gerçekçi gözlemler yapabildik. Rutini olan bebek oyun oynarken huzursuzlandığında uykusu geldiğini tahmin etmek zor olmaz. Yeni uyanmış bebek panik gözüküyorsa çok acıktığını bilmek dünyanın en kolay işidir... Bebeğinizi rutinlere alıştırabilirseniz, uykuda da yemekde de, sokakta yaşamda da sorun çıkarmayan bir bebeğe sahip olursunuz. Sonuç: Mutlu anne baba, mutlu çocuk...


Tabii ki bebekler birbirinden farklıdır ve tabii ki hepsine aynı yaklaşım sökmez, hepsi farklı tepki verir yaklaşımlarınıza. Ama Tracy buna dair de bebekleri 


- Melek
- Kitap
- Hareketli
- Nazlı
- Huysuz 
olarak 5 kategoriye ayırır ve her birine rutin uygularken farklı yöntemler önerir. Açık söyleyeyim Aze melek bebek olduğundan, melek bebeğe de anne babanın sadece yeni bir şey denemesi yettiğinden, diğer bebek türlerine ne yapmak gerekir hiç bakmadım. Ama genel olarak rutin denen şeyi doğru oturtmak için not almak çok önemli. Aze'nin saat kaçta tuvaletini yaptığından, kaçta süt sağdığıma, kaç cc sağdığıma kadar bilumum detayları yazdığım defteri ölene kadar saklayacağım herhalde. Biraz sabır, biraz kararlılık da ayrıca gerek şart.


Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler kitabını tüm anne-baba adaylarına ve yeni anne babalara öneririm. Bu kitapta rutin dışında, şurada anlattığım "Yatır kaldır" kendi kendine uyutma yöntemini, beslenme ve tuvalet alışkanlıklarıyla ilgili bilumum ipucunu bulabilirsiniz.


Şimdilerde Çocukluğa Geçiş Sorunlarına Mucize Çözümler okuyorum. Ondan da şahane ipuçları alıyorum. En kısa zamanda onu da yazacağım işşallah. 


Aze Çınar gibi güzel uyuyan, güzel yiyen, uyumlu çocuklarınız olsun dilerim.
Devamını Oku »

13 Ocak 2011 Perşembe

Bebeğimde Uyku Düzeni



Aze Çınar pedagogların melek bebek dedikleri bebek türünden. Sadece bir talebi varsa ağlayan, gerektiğinde uyuyan, zamanında kalkan, kendi kendine oynayabilen, güler yüzlü, uyumlu bir bebek. Bebekler sık sık huy değiştirebilir diyorlar, bir yandan da aile çocuğa yanlış davranırsa huyu değişir diyorlar. Bizimki zamanla ne olacak göreceğiz. Ama şu an başka bir şey anlatacağım.

Aze eve geldiğimiz ilk iki gün boyunca gece 3 kere uyandı. Sonrasında 2 kere uyanmaya başladı. Ramazandı, davulcunun sesine uyanıyordu. Diğer dairelerde sahurun çatal kaşık sesleri gelmeye başladığında biz de sağılmış sütü ısıtmaya, alt değiştirme techizatını hazırlamaya başlıyorduk. İkinci uyanma 6 gibi oluyordu. 2 kere uyanıyordu ama biz sütü kaşıkla yedirdiğimiz için her uyanma bir buçuk saat sürüyordu ve bizi zorluyordu. Bir süre sonra nöbet sistemine geçtik. Aynı anda kalkmayı bıraktık. Savaş'la sıraya koyduk. Gündüzleri ise sık ama kısa aralıklarla uyuyordu. Hele evde misafir varsa çok zor uyuyordu bizim sosyal bebeğimiz. Akşamları Savaş 17.00'de evden çıkıyordu. O esnada TRT'de Komedi Dükkanı'nın eski bölümleri başlıyordu. Ben daha önce hiç izlememiştim, bu sayede tüm bölümleri izledim. O esnada Aze uyuyordu. Ve hatta o saatler benim dondurma yeme saatlerimdi. (Akşam akşam nostalji de oldu bak.) Sonra Aze aralıklarla uyanıyordu, ikimiz de salonda oluyorduk, yanımda battaniyesinin üzerinde uyuyordu, ana kucağında uyuyordu, laf aramızda ana kucağı çok kurtardı beni. Ben kanapeye uzanmış tv izlerken ya da kitap okurken ana kucağı tvye ters, içinde Aze Çınar, ben hafif sallarken uyukluyor, ben en az bir saat özgür!!

Kısa bir süre sonra Aze gece 01.00 gibi gece uykusuna geçmeye başladı. Gece 01.00 gibi uyuyup sabah 10.00da kalkıyordu. Ben o uyurken gece 03.00 gibi besliyordum onu. Sonra gitgide erkene çekti gece uykusuna dalış saatini. Saat 22.00 gibi yatıp 10.00 gibi kalkmaya başladı. Yine bir kez gece beslemesi yapmaya devam ettik. Evet pek şanslı bir aileyiz biz. Peki uykuya nasıl geçiyordu Aze: Kolda sallayıp, koridor boyu yürüyerek.

Sonra 27 Kasım'da Blogcu Anne'nin şu yazısını okudum. Ve Aze'ye kendi kendine uyutmayı öğretmeye karar verdim. Orada okuduklarım, Ferber, Hogg, Karp, sağdan soldan duyduklarımı birleştirerek bir yöntem izledim. Direk yatır kaldır yöntemini denemedim çünkü Aze yatağa bıraktığımda ağlamıyordu. En fazla mızırdanıyordu. Ya da emziği ağzından atıp kikirdiyordu ve oyun istiyordu.



Ben aşama aşama şöyle yaptım; Öncelikle belirtmeliyim ki biz çoktan Tracy Hogg'un e.a.s.y yöntemini oturtmuştuk Aze'de, sonra onu da anlatırım ama şimdi kısaca şöyle söylemeliyim ki, bebeğin eat, activity, sleep, your time'dan oluşan bir rutine sahip olması e.a.s.y rutini. Yani Aze'nin uykusunun ne zaman geleceği zaten tarafımızca 5-10 dakika oynamayla biliniyordu. Bir de zaten otomatik portakalım uykusu geldiğinde elini gözüne koyuyor hemen.

1- Uyku vakti yaklaştığında ilk önce eski düzen koluma alıp salladım. Uykuya dalmadan beşiğine bıraktım. Elini tutup, “şşş”,”eee” sesleri çıkardım. Uyuyana kadar bekledim. 5-6 uyku sırasında bunu yapmaya devam ettim. Sonuncu da çabucak uyumaya başladı.
2- Bir sonraki aşamada, kolda sallama süresini azalttım, geri kalanı aynen yaptım. Bu da bir 5-6 uyuma sürdü. Ona da alıştı.
3- Üçüncü aşamada 2. nin üzerine, beşiğe koyduktan sonra elini bıraktım, geri kalana devam ettim.
4- Kolumda sallamayı tamamen bıraktım. Yatağa koyup “eeee eeeee” deyip, görünmez oldum. Yere çömeldim, kendi yatağıma uzandım. Sesimi duyup orada olduğumu biliyordu, ama beni görmek ihtiyacını eledi. Bir süre sonra çıktım, kendi kendine “eee eeee” deyip kendini uyuttu.
5- Uyku vakti gelince götürüp yatağa bıraktım. “Hadi kızım iyi geceler.” deyip çıktım odadan, kendi kendine uyumayı başarmıştı.

Arada sırada, fazla uyaran olması, ağrısının olması, gazının olması gibi sebeplerden beşiğe bıraktığımda uyumak istemiyor ya da gitmemi istemiyor. Çok istisna ağlıyor. Ne olduğunu anlıyorum ve o an ya elini tutuyorum ya pış pışlıyorum, kısa süre sonra uyuyakalıyor. Uzmanlar “Devam ettiremeyeceğin şeye başlama.” diyorlar. Yani bebek durmadı, ağladı diye kucağa alırsanız bebek bunu tekrarlar ve oluşturmaya çalıştığınız şey bozulur diyorlar. Ben de bu sebepten hiçbir seferinde kucağıma almadım durmadığında, ama hep yanında olup sakinleştirdim. Bazen yanında yarım saat oturdum. Konuşarak, şarkı söyleyerek, elini tutarak, saçını okşayarak, pışpışlayarak sakinleştirdim. Ama yataktan almadım.

Bu düzeni oluşturduğumuzda Aze 22.00'de yatıp 10.00'da kalkıyordu. İkimiz bir grip atlattık, ondan sonra Aze 20.00'de yatıp 08.00 civarı kalkmaya başladı. Ben gececi olduğumdan pek hazzetmedim açıkçası bu durumdan :) Şimdi yavaş yavaş biraz aşağı çekmeyi başardım gibi. Gündüzleriyse Sabah ve Akşam ortalama 1 saat öğlen ise 2 saat uyuyor kuzum. Yine kendi başına. Hakkaten uyku uykunun mayası. Sabah ve Akşam uykuları iki saate yaklaşıyor bazen, o günler akşamları da çok uyuyor Azoçkam.

Biliyorum ki Aze bir çok bebekten farklı. Her yeniliğe kolay uyum sağlıyor. (Maşallahları duyalım?) Bizi zorlamıyor. O yüzden “Böyle yaparsanız kesin ve bu hızda olur.” demiyorum. Ama yöntemlerin özüne inanıyorum. Belli tutarlılıkta davranıldıkça en inatçı çocukların bile bir rutine alışacaklarını düşünüyorum.

Bol uykulu, bol büyümeli günler.
Devamını Oku »
uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Kasım 2011 Cuma

E.A.S.Y Bebeğe rutin gerek!






Aylardır aylardır Tracy Hogg'un E.A.S.Y yönteminden anladığımı, nasıl 
yaşadığımızı anlatacağım kısmet bugüneymiş. Takip edenler bilir Aze Çınar şahane bir bebeklik geçirdi. Yapısal, genetik, şans faktörlerini bilmem. Yüzde kaç onu da bilmem, ama illa bir faydası olduğuna eminim Tracy Hogg'un ve onun yöntemlerinin. Tam hakim olmak için lütfen kitaplarını okuyun, ben sadece fikir sahibi olup, ilginizi çekerse daha yakından bakın diye anladığım kadarını yazmak istedim. 




Tracy Ablaya göre, bebekler için en önemli şey rutin. Bebekler her ne kadar düzen bozucu, kaos yaratıcı görünseler de aslında bir düzenleri olsun istiyorlar. Ve hatta bunu ısrarla istiyorlar. Tracy Hogg da belli bir rutinde bu düzeni sağlarsanız hem bebek gelecek şeyi bilir ve bu onu rahat, güvende hissettirir, hem anne baba için yemek miydi? alt değiştirme miydi? uyku muydu? kafalar karışmadan düzen sağlanır ve bebek az zaman için bile olsa gözden kaçırılmış olmaz. Bu benim gibi dikkatsiz bakar kör insanlar için ekstra artı bir güzellik. Olanı tahmin etmeye gerek kalmadan saatle çözüyorsun her sıkıntıyı. Fakat bundan formüle bir ezber anlamı çıkarmayın. Tracy'nin en vurguladığı şeylerden biri de "Bebeğinizi tanıyın, gözlemleyin ve rutini ona göre kurun." 





 Bu düzen bizim anladığımız netlikte olmayabilir. Kendi içinde tutarlı olsun yeter. Mesela Aze'nin düzeni saat saat değildi. Sabah kalktığı saate saat eklenmesiyle oluşuyordu. Yani Saat 7 kahvaltı, 11 Uyku gibi değildi. Aze uyandı + 3 saat sonra uyku + 2 saat sonra yemek şeklindeydi. Hogg'un dediği gibi sabah belli saatte uyandırmıyorduk Aze'yi. Ya da "Uyuması lazım şu saatte" deyip evde kalmıyorduk. Uyuması gereken saatte, dışarıda arabasında uyutuyorduk.  Tracy abla mesela rutini olsun diye akşam uykusundan önce, banyo, bebe yağıyla masaj, pijama giydirimi, müzik falan önerir ama biz onu da yapmadık. Aze öyle masaj, yağ falan sevmedi hiç. Yani öyle çok katı bir düzen değil kastettiği. Bebeğinizle birlikte oluşturacağınız bir düzen.


E.A.S.Y kısmına gelemedim bir türlü. 


Eat  (Yemek)
Activity  (Aktivite)
Sleep  (Uyku) 
Your Time (Sizin -annenin- zamanı) 




Bu rutine göre (Yeni doğan) Bebek uyanır ve yemek yer öncelikle. (Yaklaşık 30 dakika) {Bebeği emzirerek, yedirerek uyutmak kesinlikle önerilmez. Bu davranış, bebeğin yemekle uykuyu bağdaştırmasına, geceleri uyanan bebeğin yemeden uykuya geçmemesine sebep olur.}
Yemeğin ardından  altını değiştirip, bebekle oynarsınız. (Yaklaşık 1 saat) 
Bebek uyur (Yaklaşık 1.30 saat) ve sizin zamanınız başlar. Bu döngü gece uykusuna kadar devam eder.






Bu döngüde demin de dediğim gibi 
robot usulü zamanı geldi diye davranmak değil, rutini izlerken bebeği sürekli izleyip, onun işaretlerine göre tavır almak gerekir. Üstte bahsettiğim örnek ilk üç ay zamanlamasına uygun mesela. Zaman ilerledikçe bebek Aktivite zamanını genişletmek ister. Toplam 3 saat süren rutin önce 4'e sonra 5'e çıkar.  Ve bunu siz değil bebek belirler. Yeter ki siz takip edin. Hani hep diyoruz ya tüm bebekler farklı diye... Aze'nin 4 saatlik rutine geçmek istediği yaşıyla aynı ayda olan bebeninki aynı olmadı, yine aynı şekilde 9 aylık bebelerin bazıları gündüz uykularını teke indirirken Aze Çınar 15 aylıkken daha yeni teke düşürmeye karar verdi. Ve bebeğimizin rutinini, genel alışkanlıklarını iyi bilen ve onu iyi tanıyan biz, bir değişiklik olduğunu, bir şeyler talep ettiğini hemen farkettik. O gelecek olanı bildiğinden rahat oldu hep. Değişiklik talep ettiğinde hemen anlaşıldığından hiç huzursuzlanmadı. Mız mız olmadı. Biz de rutin sayesinde çok sürprizle karşılaşmadığımızdan çok daha gerçekçi gözlemler yapabildik. Rutini olan bebek oyun oynarken huzursuzlandığında uykusu geldiğini tahmin etmek zor olmaz. Yeni uyanmış bebek panik gözüküyorsa çok acıktığını bilmek dünyanın en kolay işidir... Bebeğinizi rutinlere alıştırabilirseniz, uykuda da yemekde de, sokakta yaşamda da sorun çıkarmayan bir bebeğe sahip olursunuz. Sonuç: Mutlu anne baba, mutlu çocuk...


Tabii ki bebekler birbirinden farklıdır ve tabii ki hepsine aynı yaklaşım sökmez, hepsi farklı tepki verir yaklaşımlarınıza. Ama Tracy buna dair de bebekleri 


- Melek
- Kitap
- Hareketli
- Nazlı
- Huysuz 
olarak 5 kategoriye ayırır ve her birine rutin uygularken farklı yöntemler önerir. Açık söyleyeyim Aze melek bebek olduğundan, melek bebeğe de anne babanın sadece yeni bir şey denemesi yettiğinden, diğer bebek türlerine ne yapmak gerekir hiç bakmadım. Ama genel olarak rutin denen şeyi doğru oturtmak için not almak çok önemli. Aze'nin saat kaçta tuvaletini yaptığından, kaçta süt sağdığıma, kaç cc sağdığıma kadar bilumum detayları yazdığım defteri ölene kadar saklayacağım herhalde. Biraz sabır, biraz kararlılık da ayrıca gerek şart.


Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler kitabını tüm anne-baba adaylarına ve yeni anne babalara öneririm. Bu kitapta rutin dışında, şurada anlattığım "Yatır kaldır" kendi kendine uyutma yöntemini, beslenme ve tuvalet alışkanlıklarıyla ilgili bilumum ipucunu bulabilirsiniz.


Şimdilerde Çocukluğa Geçiş Sorunlarına Mucize Çözümler okuyorum. Ondan da şahane ipuçları alıyorum. En kısa zamanda onu da yazacağım işşallah. 


Aze Çınar gibi güzel uyuyan, güzel yiyen, uyumlu çocuklarınız olsun dilerim.

13 Ocak 2011 Perşembe

Bebeğimde Uyku Düzeni



Aze Çınar pedagogların melek bebek dedikleri bebek türünden. Sadece bir talebi varsa ağlayan, gerektiğinde uyuyan, zamanında kalkan, kendi kendine oynayabilen, güler yüzlü, uyumlu bir bebek. Bebekler sık sık huy değiştirebilir diyorlar, bir yandan da aile çocuğa yanlış davranırsa huyu değişir diyorlar. Bizimki zamanla ne olacak göreceğiz. Ama şu an başka bir şey anlatacağım.

Aze eve geldiğimiz ilk iki gün boyunca gece 3 kere uyandı. Sonrasında 2 kere uyanmaya başladı. Ramazandı, davulcunun sesine uyanıyordu. Diğer dairelerde sahurun çatal kaşık sesleri gelmeye başladığında biz de sağılmış sütü ısıtmaya, alt değiştirme techizatını hazırlamaya başlıyorduk. İkinci uyanma 6 gibi oluyordu. 2 kere uyanıyordu ama biz sütü kaşıkla yedirdiğimiz için her uyanma bir buçuk saat sürüyordu ve bizi zorluyordu. Bir süre sonra nöbet sistemine geçtik. Aynı anda kalkmayı bıraktık. Savaş'la sıraya koyduk. Gündüzleri ise sık ama kısa aralıklarla uyuyordu. Hele evde misafir varsa çok zor uyuyordu bizim sosyal bebeğimiz. Akşamları Savaş 17.00'de evden çıkıyordu. O esnada TRT'de Komedi Dükkanı'nın eski bölümleri başlıyordu. Ben daha önce hiç izlememiştim, bu sayede tüm bölümleri izledim. O esnada Aze uyuyordu. Ve hatta o saatler benim dondurma yeme saatlerimdi. (Akşam akşam nostalji de oldu bak.) Sonra Aze aralıklarla uyanıyordu, ikimiz de salonda oluyorduk, yanımda battaniyesinin üzerinde uyuyordu, ana kucağında uyuyordu, laf aramızda ana kucağı çok kurtardı beni. Ben kanapeye uzanmış tv izlerken ya da kitap okurken ana kucağı tvye ters, içinde Aze Çınar, ben hafif sallarken uyukluyor, ben en az bir saat özgür!!

Kısa bir süre sonra Aze gece 01.00 gibi gece uykusuna geçmeye başladı. Gece 01.00 gibi uyuyup sabah 10.00da kalkıyordu. Ben o uyurken gece 03.00 gibi besliyordum onu. Sonra gitgide erkene çekti gece uykusuna dalış saatini. Saat 22.00 gibi yatıp 10.00 gibi kalkmaya başladı. Yine bir kez gece beslemesi yapmaya devam ettik. Evet pek şanslı bir aileyiz biz. Peki uykuya nasıl geçiyordu Aze: Kolda sallayıp, koridor boyu yürüyerek.

Sonra 27 Kasım'da Blogcu Anne'nin şu yazısını okudum. Ve Aze'ye kendi kendine uyutmayı öğretmeye karar verdim. Orada okuduklarım, Ferber, Hogg, Karp, sağdan soldan duyduklarımı birleştirerek bir yöntem izledim. Direk yatır kaldır yöntemini denemedim çünkü Aze yatağa bıraktığımda ağlamıyordu. En fazla mızırdanıyordu. Ya da emziği ağzından atıp kikirdiyordu ve oyun istiyordu.



Ben aşama aşama şöyle yaptım; Öncelikle belirtmeliyim ki biz çoktan Tracy Hogg'un e.a.s.y yöntemini oturtmuştuk Aze'de, sonra onu da anlatırım ama şimdi kısaca şöyle söylemeliyim ki, bebeğin eat, activity, sleep, your time'dan oluşan bir rutine sahip olması e.a.s.y rutini. Yani Aze'nin uykusunun ne zaman geleceği zaten tarafımızca 5-10 dakika oynamayla biliniyordu. Bir de zaten otomatik portakalım uykusu geldiğinde elini gözüne koyuyor hemen.

1- Uyku vakti yaklaştığında ilk önce eski düzen koluma alıp salladım. Uykuya dalmadan beşiğine bıraktım. Elini tutup, “şşş”,”eee” sesleri çıkardım. Uyuyana kadar bekledim. 5-6 uyku sırasında bunu yapmaya devam ettim. Sonuncu da çabucak uyumaya başladı.
2- Bir sonraki aşamada, kolda sallama süresini azalttım, geri kalanı aynen yaptım. Bu da bir 5-6 uyuma sürdü. Ona da alıştı.
3- Üçüncü aşamada 2. nin üzerine, beşiğe koyduktan sonra elini bıraktım, geri kalana devam ettim.
4- Kolumda sallamayı tamamen bıraktım. Yatağa koyup “eeee eeeee” deyip, görünmez oldum. Yere çömeldim, kendi yatağıma uzandım. Sesimi duyup orada olduğumu biliyordu, ama beni görmek ihtiyacını eledi. Bir süre sonra çıktım, kendi kendine “eee eeee” deyip kendini uyuttu.
5- Uyku vakti gelince götürüp yatağa bıraktım. “Hadi kızım iyi geceler.” deyip çıktım odadan, kendi kendine uyumayı başarmıştı.

Arada sırada, fazla uyaran olması, ağrısının olması, gazının olması gibi sebeplerden beşiğe bıraktığımda uyumak istemiyor ya da gitmemi istemiyor. Çok istisna ağlıyor. Ne olduğunu anlıyorum ve o an ya elini tutuyorum ya pış pışlıyorum, kısa süre sonra uyuyakalıyor. Uzmanlar “Devam ettiremeyeceğin şeye başlama.” diyorlar. Yani bebek durmadı, ağladı diye kucağa alırsanız bebek bunu tekrarlar ve oluşturmaya çalıştığınız şey bozulur diyorlar. Ben de bu sebepten hiçbir seferinde kucağıma almadım durmadığında, ama hep yanında olup sakinleştirdim. Bazen yanında yarım saat oturdum. Konuşarak, şarkı söyleyerek, elini tutarak, saçını okşayarak, pışpışlayarak sakinleştirdim. Ama yataktan almadım.

Bu düzeni oluşturduğumuzda Aze 22.00'de yatıp 10.00'da kalkıyordu. İkimiz bir grip atlattık, ondan sonra Aze 20.00'de yatıp 08.00 civarı kalkmaya başladı. Ben gececi olduğumdan pek hazzetmedim açıkçası bu durumdan :) Şimdi yavaş yavaş biraz aşağı çekmeyi başardım gibi. Gündüzleriyse Sabah ve Akşam ortalama 1 saat öğlen ise 2 saat uyuyor kuzum. Yine kendi başına. Hakkaten uyku uykunun mayası. Sabah ve Akşam uykuları iki saate yaklaşıyor bazen, o günler akşamları da çok uyuyor Azoçkam.

Biliyorum ki Aze bir çok bebekten farklı. Her yeniliğe kolay uyum sağlıyor. (Maşallahları duyalım?) Bizi zorlamıyor. O yüzden “Böyle yaparsanız kesin ve bu hızda olur.” demiyorum. Ama yöntemlerin özüne inanıyorum. Belli tutarlılıkta davranıldıkça en inatçı çocukların bile bir rutine alışacaklarını düşünüyorum.

Bol uykulu, bol büyümeli günler.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...