21 Nisan 2011 Perşembe

Neler Oluyor Hayatta...

Hamileyken, "Bugünleri çok arayacaksın." demişlerdi. "Hayır aramayacağım." demiştim. Ortada görünen bir değer olmadan, gelecekteki bir güzelliği bekleyerek yaşanan çileli günleri aramayacağım dedim aramadım. Doğum yaptığım günler, "Bu günlerin tadını çıkar, çok arayacaksın, su gibi geçip gidecek." dediler. "Su gibi geçip gitsin, bunca sıkıntılı bir dönemi aramayacağım." dedim. Aramadım.
Şimdi cennet günler yaşıyorum. Hormonsuz, süt var mı yok mu sıkıntısı olmadan, minicik bebek dünyaya tutunabilecek mi, büyüdü mü, büyüyecek mi, gazı bitecek mi, daha uzun süre uyuyacak mı dertlerinin bittiği, Aze'nin türlü güzellikler sergilediği günler...

Baba demekten, ayakta durmaya, zıplayarak kucaktan kucağa geçmeye, çığlıkla şarkı söylemeye, ellerini kullanışına, dans edişine Savaş'ı da beni de gün içinde yüzlerce kez kendine tekrar tekrar aşık eden bin türlü işve, oyun, şov.
Yatağa yanıma koyuyorum bir bakıyorum 90 derece dönmüş, ayakları sarkıtmış, kendini yataktan atmak üzere. Yatağına koyuyoruz bir bakıyoruz tutunup kalkmış etrafı izliyor. Yanaklarımızı, kafamızı ısırmaya kalkıyor, direk kucak istiyor, ağlama numarası yapıyor. Bir güzel sarılıyor ki...

Artık her şeyi yiyebiliyor ve dahi yemek istiyor. Sebze hariç her şeyi. Bu bakımdan biraz anneye benzemiş. Sabah devam sütü içiyor, 12 gibi, peynir, pekmez, buğday ekmeği, ceviz, ıhlamurdan oluşan kahvaltısını yiyor. 16.00-17.00 gibi sebze püresi, 18.00 gibi yoğurt-elma, 23.00 gibi yine devam mamasını yiyor uyku arasında. 19.30 gibi yatıp sabah 08.00 gibi kalkıyor. Uyumlu hallerine devam ediyor. Gelen misafirlere yarım saatte alışıp, kucaklarına gidiyor. Yolda belde gördüklerine gülümsüyor. Müziğe bayılıyor. Ne zaman müzik duysa hemen ayakları sallamaya başlıyor. Son günlerde buna eller de eklendi.
Karnımdayken Grup Yorum'un İnönü konserine gitmişti. Bu pazar da Bakırköy'deki konserine gitti. Pek eğlendi. Yarın da Galata'da gerçekleşecek bir müzik etkinliğine götüreceğiz. Çok isterim ileride de müzikle ilgili olsun, bir şeyler çalsın, söylesin.

Hamileliği, ilk ayları aramayacağım demiştim, aramadım. Ama şu günleri çok arayacağımı biliyorum. Öyle uyumlu, öyle oyuncu, öyle sakin, güzel bir bebek ki, bu aylarını ömrümce özleyeceğime eminim.

2 yorum:

Tuba dedi ki...

Bu sözler (yani bu döneme özlem) bir bebek daha yaptırır size :)

Duygu dedi ki...

Uykusuz geceler gaz sancıları ne zaman uyuyup uyanacağı belli olmayan saatler...Ama hamilelik günlerimi hala özlemiyorum.Bir gülüşü her şeyi unutturuyor.Sanırım senin bu zamanlarına geldiğimde daha da güzel olacak her şey.

Yorum Gönder

21 Nisan 2011 Perşembe

Neler Oluyor Hayatta...

Hamileyken, "Bugünleri çok arayacaksın." demişlerdi. "Hayır aramayacağım." demiştim. Ortada görünen bir değer olmadan, gelecekteki bir güzelliği bekleyerek yaşanan çileli günleri aramayacağım dedim aramadım. Doğum yaptığım günler, "Bu günlerin tadını çıkar, çok arayacaksın, su gibi geçip gidecek." dediler. "Su gibi geçip gitsin, bunca sıkıntılı bir dönemi aramayacağım." dedim. Aramadım.
Şimdi cennet günler yaşıyorum. Hormonsuz, süt var mı yok mu sıkıntısı olmadan, minicik bebek dünyaya tutunabilecek mi, büyüdü mü, büyüyecek mi, gazı bitecek mi, daha uzun süre uyuyacak mı dertlerinin bittiği, Aze'nin türlü güzellikler sergilediği günler...

Baba demekten, ayakta durmaya, zıplayarak kucaktan kucağa geçmeye, çığlıkla şarkı söylemeye, ellerini kullanışına, dans edişine Savaş'ı da beni de gün içinde yüzlerce kez kendine tekrar tekrar aşık eden bin türlü işve, oyun, şov.
Yatağa yanıma koyuyorum bir bakıyorum 90 derece dönmüş, ayakları sarkıtmış, kendini yataktan atmak üzere. Yatağına koyuyoruz bir bakıyoruz tutunup kalkmış etrafı izliyor. Yanaklarımızı, kafamızı ısırmaya kalkıyor, direk kucak istiyor, ağlama numarası yapıyor. Bir güzel sarılıyor ki...

Artık her şeyi yiyebiliyor ve dahi yemek istiyor. Sebze hariç her şeyi. Bu bakımdan biraz anneye benzemiş. Sabah devam sütü içiyor, 12 gibi, peynir, pekmez, buğday ekmeği, ceviz, ıhlamurdan oluşan kahvaltısını yiyor. 16.00-17.00 gibi sebze püresi, 18.00 gibi yoğurt-elma, 23.00 gibi yine devam mamasını yiyor uyku arasında. 19.30 gibi yatıp sabah 08.00 gibi kalkıyor. Uyumlu hallerine devam ediyor. Gelen misafirlere yarım saatte alışıp, kucaklarına gidiyor. Yolda belde gördüklerine gülümsüyor. Müziğe bayılıyor. Ne zaman müzik duysa hemen ayakları sallamaya başlıyor. Son günlerde buna eller de eklendi.
Karnımdayken Grup Yorum'un İnönü konserine gitmişti. Bu pazar da Bakırköy'deki konserine gitti. Pek eğlendi. Yarın da Galata'da gerçekleşecek bir müzik etkinliğine götüreceğiz. Çok isterim ileride de müzikle ilgili olsun, bir şeyler çalsın, söylesin.

Hamileliği, ilk ayları aramayacağım demiştim, aramadım. Ama şu günleri çok arayacağımı biliyorum. Öyle uyumlu, öyle oyuncu, öyle sakin, güzel bir bebek ki, bu aylarını ömrümce özleyeceğime eminim.

2 yorum:

  1. Bu sözler (yani bu döneme özlem) bir bebek daha yaptırır size :)

    YanıtlaSil
  2. Uykusuz geceler gaz sancıları ne zaman uyuyup uyanacağı belli olmayan saatler...Ama hamilelik günlerimi hala özlemiyorum.Bir gülüşü her şeyi unutturuyor.Sanırım senin bu zamanlarına geldiğimde daha da güzel olacak her şey.

    YanıtlaSil

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...