16 Aralık 2011 Cuma

Tıngır Mıngır

Saat 07:24 . Aze Çınar uyuyor. Savaş uyuyor. Annem bizde o da uyuyor. İş yok. Yani en erken saat 10.00'da sevgili Erdal'la kızımın adaşının babasıyla bir çekimimiz var. Peki bu saatte ne işim var ayakta? Cevap: Vücuduım delirdi.
Kendisini son zamanlarda biraz hor kullanıyorum. Televizyonculuğun yoruculuğu, düzensiz saatleri yetmezmiş gibi ikinci bir televizyon işine kalkıştım. Üstelik tam da eski işimin ekibini ve saatlerini ayarlamışken. Bir düzene girmişken.İkinci iş Aze'yi de, beni de, Savaş'ı da çok etkilemeyecek diye düşünmüştük. Geceleri bir tv programının 1 bölümüne metin (ortalama 3-4 saat) yazacaktım. Aze zaten geceleri uyuyordu. Savaş'la da bir yandan sohbetimi de ederdim, gerekirse dizimi bile izlerdim. Fakat ulusal medyanın söylediği gibi işleyeceğine boşuna güvenmişim. Bir gecede 2 metin istemeler, "sabah 8'e çok acil"lerden sebep saat 06.00'da kalkmalar ki bi gece önce 02.00'de yatmışken... Daha o günün uykusunu uyayamadan, o gece iş yapmamanız konuşulmuşken İKİ iş daha istemeler bünyemi biraz delirtti. Sabahın köründe kalkmalar, reglin 20 gün gecikmesi, boğaz acısından konuşamamak, göz acısı... Tüm bunlara rağmen istifa etmeyecektim de başından beri hem Savaş hem annem hiç sıcak bakmadı bu işe. Halihazırda aldığım maaşın iki katını veriyor olmalarına rağmen hem de.

Bunları niye anlatıyorum? Çünkü dün gece Twitter'da da yazdığım gibi ben istifa etmeyi sevmiyorum. Bunun yerine kovulmayı 10 kat daha tercih ederim. İstifayı sık yapıyorum. Fakat bu bana kendimi kötü hissettiriyor. Zor olandan kaçıyormuşum gibi geliyor. Somut durumun somut tahlili çok açık: İnsanlar kimi şeyleri kabul edemez. Bu kimi zaman fiziksel sebepli olur kimi zaman manevi sebepli. Ama işte çok istifadan sebep artık içim rahat etmiyor. Size anlatırken kendimi bir kez daha ikna etmeye çalışıyorum.

Bugün gidip konuşacağım 2. yerle. "Böyle olmuyor." diyeceğim. Bir bakarsınız ikna ederler beni ve yine haftalarca görüşmeyiz ya da tam tersi bünye artık uyumayı reddettiği için abuk saatlerde daha sık yazmaya başlarım.

Yalnız şunu bir kez daha anladım ki para ile kurulan her ilişki baş ağrıtıyor.
Saat 07:42 Gidip Aze Çınar'ı mı uyandırıp sevsem acaba.

3 yorum:

deyda dedi ki...

Konuştun mu? Merak ettim sonucu. Öptüm!

Başka Anne dedi ki...

aradım, salladılar. pazartesi görüşelim diye. sıtkım sıyrıldı.

Bap dedi ki...

Korkunç bir tempo. Allah kolaylık versin.

Yorum Gönder

16 Aralık 2011 Cuma

Tıngır Mıngır

Saat 07:24 . Aze Çınar uyuyor. Savaş uyuyor. Annem bizde o da uyuyor. İş yok. Yani en erken saat 10.00'da sevgili Erdal'la kızımın adaşının babasıyla bir çekimimiz var. Peki bu saatte ne işim var ayakta? Cevap: Vücuduım delirdi.
Kendisini son zamanlarda biraz hor kullanıyorum. Televizyonculuğun yoruculuğu, düzensiz saatleri yetmezmiş gibi ikinci bir televizyon işine kalkıştım. Üstelik tam da eski işimin ekibini ve saatlerini ayarlamışken. Bir düzene girmişken.İkinci iş Aze'yi de, beni de, Savaş'ı da çok etkilemeyecek diye düşünmüştük. Geceleri bir tv programının 1 bölümüne metin (ortalama 3-4 saat) yazacaktım. Aze zaten geceleri uyuyordu. Savaş'la da bir yandan sohbetimi de ederdim, gerekirse dizimi bile izlerdim. Fakat ulusal medyanın söylediği gibi işleyeceğine boşuna güvenmişim. Bir gecede 2 metin istemeler, "sabah 8'e çok acil"lerden sebep saat 06.00'da kalkmalar ki bi gece önce 02.00'de yatmışken... Daha o günün uykusunu uyayamadan, o gece iş yapmamanız konuşulmuşken İKİ iş daha istemeler bünyemi biraz delirtti. Sabahın köründe kalkmalar, reglin 20 gün gecikmesi, boğaz acısından konuşamamak, göz acısı... Tüm bunlara rağmen istifa etmeyecektim de başından beri hem Savaş hem annem hiç sıcak bakmadı bu işe. Halihazırda aldığım maaşın iki katını veriyor olmalarına rağmen hem de.

Bunları niye anlatıyorum? Çünkü dün gece Twitter'da da yazdığım gibi ben istifa etmeyi sevmiyorum. Bunun yerine kovulmayı 10 kat daha tercih ederim. İstifayı sık yapıyorum. Fakat bu bana kendimi kötü hissettiriyor. Zor olandan kaçıyormuşum gibi geliyor. Somut durumun somut tahlili çok açık: İnsanlar kimi şeyleri kabul edemez. Bu kimi zaman fiziksel sebepli olur kimi zaman manevi sebepli. Ama işte çok istifadan sebep artık içim rahat etmiyor. Size anlatırken kendimi bir kez daha ikna etmeye çalışıyorum.

Bugün gidip konuşacağım 2. yerle. "Böyle olmuyor." diyeceğim. Bir bakarsınız ikna ederler beni ve yine haftalarca görüşmeyiz ya da tam tersi bünye artık uyumayı reddettiği için abuk saatlerde daha sık yazmaya başlarım.

Yalnız şunu bir kez daha anladım ki para ile kurulan her ilişki baş ağrıtıyor.
Saat 07:42 Gidip Aze Çınar'ı mı uyandırıp sevsem acaba.

3 yorum:

  1. Konuştun mu? Merak ettim sonucu. Öptüm!

    YanıtlaSil
  2. aradım, salladılar. pazartesi görüşelim diye. sıtkım sıyrıldı.

    YanıtlaSil
  3. Korkunç bir tempo. Allah kolaylık versin.

    YanıtlaSil

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...