1 Ağustos 2010 Pazar

Geri Sayım 7

Bugün bir enerjik kalktım bir enerjik kalktım sormayın. Genelde sabahları fena kalkmıyorum, kahvaltı hazırlığına bile yardım ediyorum, kahvaltı sonuna doğru hem enerjim bitmiş oluyor hem ağrılar bastırıyor ama bugün diğer sabahlardan bile iyi kalktım. Öyle ki kahvaltıdan sonra Savaş'la Aylin'e yardım edip, salondaki süs eşyalarının, vitrinin vs tozunu bile aldım. Bugüne kadar okuduğum bilumum hamile-anne bloğunda, doğurulacak gün annelerin pek bir enerjikleştiği bilgisini edinmiş olduğumdan bir umutlandım bugün doğum başlar mı diye ama hiçbir şey de olmadı. Yine de biraz işe yaramak bana iyi geldi.

Akşam Aylin eve gitti, yarın ya da ertesi gün gelecek. Savo Salı akşama kadar evde zaten. Akşam da Ayşen, Erdem ve ikizler geldiler. Onlar da pek iyi geldiler. Zaten Savo'nun akşam işe gitmeyeceği, hele hele yarın da gitmeyeceği bir durumda moral kendiliğinden iyi oluyorken bugün pek bi üst üste geldi iyi şeyler. Bölünüp geleydiler hafta çabuk geçerdi aslında. :)

Bugün tam doldurduk 39'u. Hamileliğin başında Kyle XY izliyordum. Çocuk rahimde ne kadar kalırsa o kadar daha zeki, becerikli vs olur kurgusundan hareketle “oh oh 41'e, 42'ye kadar kalsa benim ki de, olur ya belki doğrudur teori, akla sığıyor neticede.” diye düşündüğümü, Savaş'ın güldüğünü hatırlıyorum :) Sonrasında da “Ayh 37'yi geçsin başka bir şey istemiyorum. Yeter ki erken doğum olmasın.” dediğimi. Şimdi ise üç gün daha dert çekmeye gelemeyip, doğsun diye dua ediyorum işte. Sürekli kendime bunları hatırlatıp, şu “bir an önce doğsun” bekleyişinden çıkmam lazım. Daha 40'ı bile doldurmadı çocuk, ben sanki normal doğum zamanını çoktan geçirmiş modundayım.

Salı günü doktordayız yine. Bakalım ne hallerdeyiz.  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

1 Ağustos 2010 Pazar

Geri Sayım 7

Bugün bir enerjik kalktım bir enerjik kalktım sormayın. Genelde sabahları fena kalkmıyorum, kahvaltı hazırlığına bile yardım ediyorum, kahvaltı sonuna doğru hem enerjim bitmiş oluyor hem ağrılar bastırıyor ama bugün diğer sabahlardan bile iyi kalktım. Öyle ki kahvaltıdan sonra Savaş'la Aylin'e yardım edip, salondaki süs eşyalarının, vitrinin vs tozunu bile aldım. Bugüne kadar okuduğum bilumum hamile-anne bloğunda, doğurulacak gün annelerin pek bir enerjikleştiği bilgisini edinmiş olduğumdan bir umutlandım bugün doğum başlar mı diye ama hiçbir şey de olmadı. Yine de biraz işe yaramak bana iyi geldi.

Akşam Aylin eve gitti, yarın ya da ertesi gün gelecek. Savo Salı akşama kadar evde zaten. Akşam da Ayşen, Erdem ve ikizler geldiler. Onlar da pek iyi geldiler. Zaten Savo'nun akşam işe gitmeyeceği, hele hele yarın da gitmeyeceği bir durumda moral kendiliğinden iyi oluyorken bugün pek bi üst üste geldi iyi şeyler. Bölünüp geleydiler hafta çabuk geçerdi aslında. :)

Bugün tam doldurduk 39'u. Hamileliğin başında Kyle XY izliyordum. Çocuk rahimde ne kadar kalırsa o kadar daha zeki, becerikli vs olur kurgusundan hareketle “oh oh 41'e, 42'ye kadar kalsa benim ki de, olur ya belki doğrudur teori, akla sığıyor neticede.” diye düşündüğümü, Savaş'ın güldüğünü hatırlıyorum :) Sonrasında da “Ayh 37'yi geçsin başka bir şey istemiyorum. Yeter ki erken doğum olmasın.” dediğimi. Şimdi ise üç gün daha dert çekmeye gelemeyip, doğsun diye dua ediyorum işte. Sürekli kendime bunları hatırlatıp, şu “bir an önce doğsun” bekleyişinden çıkmam lazım. Daha 40'ı bile doldurmadı çocuk, ben sanki normal doğum zamanını çoktan geçirmiş modundayım.

Salı günü doktordayız yine. Bakalım ne hallerdeyiz.  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...