7 Haziran 2011 Salı

Hayaller, yalanlar ve gerçekler...

AKP hükümetinin bilumum reklamı var görmüşsünüzdür, "Hayaldi gerçek oldu." sloganıyla, birbirinden yalan. Beni en çok gereni sağlıkla ilgili olan.
- Herkes istediği hastanede ücretsiz muayene olabiliyor.
   Gerçek: Özel hastanelerde ek epey para ödedikten sonra muayene olunabiliyor. Devlet hastanelerinde bile her muayene için 8 tl ödeniyor.
- Artık hastanelerde rehin kalınmıyor.
   Gerçek: Evet bunun yerine senet yapıp evinize haciz gönderiyorlar.
- Artık herkesin sigortası var.
   Gerçek: Hayır işsizlerin, primini ödeyemeyen esnafların, sigortasız çalıştırılan işçilerin sigortası yok.
- Sağlık sigortası primi ödeyemeyenlerin primini devlet ödeyecek.
   Gerçek: Asgari ücretin 3/1i kadar geliri olan herkes prim ödemek zorunda.
...
gibi onlarca yalan. Bu yalanların tamamını ve işin aslını Türk Tabibler Birliği'nin yazdığı Sağlıkta Hayaller Yalanlar ve Gerçekler  kitapçığının linkinde bulabilirsiniz.

Ben kuru bilgi değil, canlı yaşadığımı anlatmak istiyorum.
Ben ssk hastanelerinden, dvlet hastanelerinden nefret ederim. Çocukluğumda çok hasta olup oralardan kurtulamayışım, ilgisiz doktorlara muayene olabilmek için saatlerce kuyrukta bekleyişimiz, tahliller için yine sıra bekleyip sonra tahlillerin kaışması, "nasıl olur" deyince fırça atan çalışanlar, özel muayenehanesine gidince birden dünyanın en ilgili doktoru olan, tahlilleri falan da ssk hastanesinde yaptıran şerefsizler vesaire vesaire bu hiç sevmeyişimin sebepleri. Kolay kolay kimseden kendim için bir şey istemem ama eşime de anne babama da  ısrarla söylediğim bir şeydir: başıma bir şey gelirse ne olur özele götürün, gerekirse senet yapsınlar ben sonra öderim...
O derece yani....
Dolayısıyla da hamile kalınca fena olmayan, fiyatı da çok olmayan, normal doğumdan yana bir özel hastane arayışına girdik ve Özel Başkent Hastanesi'ni bulduk epey bir arayıştan sonra. Fakat hem hastane karşı yakada yani uzak olduğundan hem tahliller testler daha ucuz olsun diye evimizin dibindeki devlet hastanesine gittim bir kaç kez. İşte o bir kaç kez nefretim on katlara çıktı. Kişisel yazdığım bilumum can sıkıcı şeyi yazmayacağım. Hepinizin az çok malumudur durum. Beni kahreden şey doktorun kapısında sıra beklerken diğer hastalarla yaptığımız konuşmalardan öğrendiklerimdi.
Mahalleli hamile kadınlar folik asit denen şeyden habersizdi, doktorlar lütfedip kullanman gerek dememişlerdi. Geçtim ne işe yaradığını anlatmayı, özenli bir konuşmayı. Hamilelikte gerekli bir şeyi kullandırmamışlardı.
Bebeğin zeka ile ilgili bir hastalığının olup olmadığını yaklaşık olarak tahmin eden testlerden (ikili test, üçlü test) yapmamışlardı.
Şeker ölçümü yapmamışlardı.
Gebelikle ilgili hiç ama hiç bir şey anlatmamışlardı.
Muayene giren kadına ultrasonla bakıp, "giyin" deyip, bir şey yok, iyisiniz ikiniz de, deyip gönderiyorlardı sadece. Haa ultrason da sizin tersinizde, doktorun gördüğü bir yerde. "Bakabilir miyim" dediğinizde "Ne görüceksin bakıp, al karartı işte" yanıtı alıyorsunuz. Test istediğinizde, "hangi doktor istediyse bu testi onun hastanesinde yaptır parasını ver de" terbiyesizliğiyle karşılaşıyorsunuz, Diğerleri gibi sessiz kalmayıp kavga ettiğinizde ultrasonu da çeviriyor, testi de yaptırıyor eli mahkum. Ama diğer kadınlar bunların hepsinden mahrum. Kimbilir doğum aşamasında neler oluyor.

Bunların dışında içimi çok yakan başka bir şey ise kapıda kadınlarla konuşurken, benim çok şaşırdığımı görenlerden biri "Sen ilk kez mi geliyorsun?" dediğinde, refleksle "Yok yahu, bunlara gelinir mi? kanser eder bunlar sağlam insanı, özel hastaneye gidiyorum ben test için geldim buraya." deme hayvanlığım oldu. Üzerinden şunca zaman geçti, hala hatırladıkça kendimden utanırım.

Elbette devlet hastanelerinde, ssk hastanelerinde de işini gerektiği gibi yapan insan doktorlar vardır. Ancak benim denk geldiklerimin çoğu hep böyle karşındakinin insan olduğunu unutmuş, esas kendi insanlıktan çıkmış bu tip doktorlardı.

Herkes doktora gidip eşit şekilde tedavi olabiliyormuş....
Hayaldi bir de üstüne yalan oldu.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

yillardir amerika'da yasiyorum. buradaki saglik sistemini duysaniz oradaki devlet hastanesinden bin beter. hamilelik suresince sadece 1 kere ya da 2 kere ultrasona giriyorsun. muayene sirasinda karnini mezura ile olculuyorlar. bebegin buyuyup buyumedigini anlamak icin. uclu test desen, o da doktora bagli. haberin yoksa oyle bir seyden doktorun yapalim demeyebiliyor. dogum sirasinda nobetci kim varsa hastanede o doguma giriyor.kendi doktorunu arayip ben doguruyorum diyemiyorsun. dogum da hemsire yardimi ile oluyor ancak en son asamada doktor geliyor. dogum haricinde de saglik hizmetleri felaket. amerika dersin ama her turkiye'ye geldigimde gitmedigim doktor kalmiyor.

Yorum Gönder

7 Haziran 2011 Salı

Hayaller, yalanlar ve gerçekler...

AKP hükümetinin bilumum reklamı var görmüşsünüzdür, "Hayaldi gerçek oldu." sloganıyla, birbirinden yalan. Beni en çok gereni sağlıkla ilgili olan.
- Herkes istediği hastanede ücretsiz muayene olabiliyor.
   Gerçek: Özel hastanelerde ek epey para ödedikten sonra muayene olunabiliyor. Devlet hastanelerinde bile her muayene için 8 tl ödeniyor.
- Artık hastanelerde rehin kalınmıyor.
   Gerçek: Evet bunun yerine senet yapıp evinize haciz gönderiyorlar.
- Artık herkesin sigortası var.
   Gerçek: Hayır işsizlerin, primini ödeyemeyen esnafların, sigortasız çalıştırılan işçilerin sigortası yok.
- Sağlık sigortası primi ödeyemeyenlerin primini devlet ödeyecek.
   Gerçek: Asgari ücretin 3/1i kadar geliri olan herkes prim ödemek zorunda.
...
gibi onlarca yalan. Bu yalanların tamamını ve işin aslını Türk Tabibler Birliği'nin yazdığı Sağlıkta Hayaller Yalanlar ve Gerçekler  kitapçığının linkinde bulabilirsiniz.

Ben kuru bilgi değil, canlı yaşadığımı anlatmak istiyorum.
Ben ssk hastanelerinden, dvlet hastanelerinden nefret ederim. Çocukluğumda çok hasta olup oralardan kurtulamayışım, ilgisiz doktorlara muayene olabilmek için saatlerce kuyrukta bekleyişimiz, tahliller için yine sıra bekleyip sonra tahlillerin kaışması, "nasıl olur" deyince fırça atan çalışanlar, özel muayenehanesine gidince birden dünyanın en ilgili doktoru olan, tahlilleri falan da ssk hastanesinde yaptıran şerefsizler vesaire vesaire bu hiç sevmeyişimin sebepleri. Kolay kolay kimseden kendim için bir şey istemem ama eşime de anne babama da  ısrarla söylediğim bir şeydir: başıma bir şey gelirse ne olur özele götürün, gerekirse senet yapsınlar ben sonra öderim...
O derece yani....
Dolayısıyla da hamile kalınca fena olmayan, fiyatı da çok olmayan, normal doğumdan yana bir özel hastane arayışına girdik ve Özel Başkent Hastanesi'ni bulduk epey bir arayıştan sonra. Fakat hem hastane karşı yakada yani uzak olduğundan hem tahliller testler daha ucuz olsun diye evimizin dibindeki devlet hastanesine gittim bir kaç kez. İşte o bir kaç kez nefretim on katlara çıktı. Kişisel yazdığım bilumum can sıkıcı şeyi yazmayacağım. Hepinizin az çok malumudur durum. Beni kahreden şey doktorun kapısında sıra beklerken diğer hastalarla yaptığımız konuşmalardan öğrendiklerimdi.
Mahalleli hamile kadınlar folik asit denen şeyden habersizdi, doktorlar lütfedip kullanman gerek dememişlerdi. Geçtim ne işe yaradığını anlatmayı, özenli bir konuşmayı. Hamilelikte gerekli bir şeyi kullandırmamışlardı.
Bebeğin zeka ile ilgili bir hastalığının olup olmadığını yaklaşık olarak tahmin eden testlerden (ikili test, üçlü test) yapmamışlardı.
Şeker ölçümü yapmamışlardı.
Gebelikle ilgili hiç ama hiç bir şey anlatmamışlardı.
Muayene giren kadına ultrasonla bakıp, "giyin" deyip, bir şey yok, iyisiniz ikiniz de, deyip gönderiyorlardı sadece. Haa ultrason da sizin tersinizde, doktorun gördüğü bir yerde. "Bakabilir miyim" dediğinizde "Ne görüceksin bakıp, al karartı işte" yanıtı alıyorsunuz. Test istediğinizde, "hangi doktor istediyse bu testi onun hastanesinde yaptır parasını ver de" terbiyesizliğiyle karşılaşıyorsunuz, Diğerleri gibi sessiz kalmayıp kavga ettiğinizde ultrasonu da çeviriyor, testi de yaptırıyor eli mahkum. Ama diğer kadınlar bunların hepsinden mahrum. Kimbilir doğum aşamasında neler oluyor.

Bunların dışında içimi çok yakan başka bir şey ise kapıda kadınlarla konuşurken, benim çok şaşırdığımı görenlerden biri "Sen ilk kez mi geliyorsun?" dediğinde, refleksle "Yok yahu, bunlara gelinir mi? kanser eder bunlar sağlam insanı, özel hastaneye gidiyorum ben test için geldim buraya." deme hayvanlığım oldu. Üzerinden şunca zaman geçti, hala hatırladıkça kendimden utanırım.

Elbette devlet hastanelerinde, ssk hastanelerinde de işini gerektiği gibi yapan insan doktorlar vardır. Ancak benim denk geldiklerimin çoğu hep böyle karşındakinin insan olduğunu unutmuş, esas kendi insanlıktan çıkmış bu tip doktorlardı.

Herkes doktora gidip eşit şekilde tedavi olabiliyormuş....
Hayaldi bir de üstüne yalan oldu.

1 yorum:

  1. yillardir amerika'da yasiyorum. buradaki saglik sistemini duysaniz oradaki devlet hastanesinden bin beter. hamilelik suresince sadece 1 kere ya da 2 kere ultrasona giriyorsun. muayene sirasinda karnini mezura ile olculuyorlar. bebegin buyuyup buyumedigini anlamak icin. uclu test desen, o da doktora bagli. haberin yoksa oyle bir seyden doktorun yapalim demeyebiliyor. dogum sirasinda nobetci kim varsa hastanede o doguma giriyor.kendi doktorunu arayip ben doguruyorum diyemiyorsun. dogum da hemsire yardimi ile oluyor ancak en son asamada doktor geliyor. dogum haricinde de saglik hizmetleri felaket. amerika dersin ama her turkiye'ye geldigimde gitmedigim doktor kalmiyor.

    YanıtlaSil

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...