12 Temmuz 2010 Pazartesi

Bebek Hareketleri


Sanırım 4. ay bitmek üzereydi ilk hareketlenmeleri hissettiğimde. Sanki minicik bir kelebek içimde kanat çırpıyor gibiydi. Bazen de yine minicik bir balık yüzüyor gibi. Bir iki ay boyunca aynı hareket etme biçimi sürdü ama boyut arttırarak. Minik kelebek büyüdü, minik serçe oldu. Balık japon balığından istavrit kıvamına geldi. Ama dediğim gibi hareket biçimi aynı şekilde devam etti.

6. ayın ardından ilk olarak hıçkırıklar geldi farklı şekilde. Böyle rutin, aynı aralıklarla, mesela 10 saniyede bir, içinde bir tenis topu zıplıyor, göbeğime çarpıp oynatıp geriye iniyor gibi. Bir yandan da artık kafası mı, kolu mu ayağı mı emin olamadığım bir yerleri göbeğime sürtünmeye başladı.
Yine kısa bir süre sonra ise tekme adı verilen şeyin tam olarak ne olduğunu anladım. Çotaaaa diye öyle bir geçiriyor ki anlamamak mümkün değil zaten.

Ama tüm bu hareketler içinde en çok yaptığı, en enteresan olan kesinlikle karnınıza teğet geçerek yaptığı yer değişiklikleri. Benim iç karnım geniş olduğundan bebek daha çok iç tarafımda olmasına rağmen bu ittirerek yer değiştirmeler esnasında sanki şimdi karnımı delip çıkacak gibi hissetmişken, diğer hamileler bu süreçte ne hissediyorlar çok merak ediyorum. Yine aynı sebepten ben karnımda belirgin bir ayak, el izi görmedim, görmeyeceğim ama bir arkadaşımın annesi arkadaşıma hamileyken, karnına bakarak arkadaşımın el, ayak parmaklarını sayabiliyormuş. O derece belirginmiş el ayaklar.

8. Aya özellikle 9.a geldiğimde tüm bu saydığım hareketlenmeleri gayet yoğun ve hızlı şekilde hissediyordum. Kilosu ve boyu artıp, karna sığmamaya başlayınca, ne yapsın bebek tüm vücuduyla abanıyor dört bir yandan. Daha önce de bir yazıda söylemiştim. Bazen kaburgaları öyle bir zorluyor ki sanki barfiks çekiyor.
Beni en çok rahatsız eden ise hıçkırıkları. Bazen öyle oluyor ki on-onbeş dakika sürüyor bitmesi. O kadar süre boyunca içinizde ritmik bir şeyin tık tık ediyor oluşu ise çin işkencesi gibi oluyor. E tekme vs gibi de değil ki şekil değiştirip, durdurabilesiniz... Ha bunu demişken enteresan bir şey daha söyleyeyim; Bizim kız babasının elini tanıyor! Ben ya da başkar herhangi biri karnıma dokunduğunda o an ne yapıyorsa onu yapmaya devam eden Çınar Hanım, babası dokunduğunda derhal durarak, sanırım o da ona dokunuyor. Artık napıyor tam olarak bilemiyorum tabi ama hareketsiz kaldığı kesin. O yüzden şu bağırış çok duyuluyor bizim evde: “Savaaaaaaş ya gel dokun da dursun iki dakika lütfeeeeeen.”

Esas sloganımızla bitirelim: “Herkesin hamileliği kendine, herkes başka türlü bir hamile” diyorum ya sürekli, bunda da öyle, sıralama, şekil vs böyle cereyan etmeyecek muhtemelen sizde. Bu anlattıklarımdan fazla ya da az olması hiçbir şeyin göstergesi değil. Bebekler nasıl karakter olarak birbirinden farklı olacaksa, karnımızdaki davranışları da farklı olacak tabi.

Her ne kadar çileli de olsa şu hareketler, özellikle son aylarda hareketliliğin olmaması tehlike işareti olabileceğinden, bol bebek hareketli günler dileriz efenim.  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

12 Temmuz 2010 Pazartesi

Bebek Hareketleri


Sanırım 4. ay bitmek üzereydi ilk hareketlenmeleri hissettiğimde. Sanki minicik bir kelebek içimde kanat çırpıyor gibiydi. Bazen de yine minicik bir balık yüzüyor gibi. Bir iki ay boyunca aynı hareket etme biçimi sürdü ama boyut arttırarak. Minik kelebek büyüdü, minik serçe oldu. Balık japon balığından istavrit kıvamına geldi. Ama dediğim gibi hareket biçimi aynı şekilde devam etti.

6. ayın ardından ilk olarak hıçkırıklar geldi farklı şekilde. Böyle rutin, aynı aralıklarla, mesela 10 saniyede bir, içinde bir tenis topu zıplıyor, göbeğime çarpıp oynatıp geriye iniyor gibi. Bir yandan da artık kafası mı, kolu mu ayağı mı emin olamadığım bir yerleri göbeğime sürtünmeye başladı.
Yine kısa bir süre sonra ise tekme adı verilen şeyin tam olarak ne olduğunu anladım. Çotaaaa diye öyle bir geçiriyor ki anlamamak mümkün değil zaten.

Ama tüm bu hareketler içinde en çok yaptığı, en enteresan olan kesinlikle karnınıza teğet geçerek yaptığı yer değişiklikleri. Benim iç karnım geniş olduğundan bebek daha çok iç tarafımda olmasına rağmen bu ittirerek yer değiştirmeler esnasında sanki şimdi karnımı delip çıkacak gibi hissetmişken, diğer hamileler bu süreçte ne hissediyorlar çok merak ediyorum. Yine aynı sebepten ben karnımda belirgin bir ayak, el izi görmedim, görmeyeceğim ama bir arkadaşımın annesi arkadaşıma hamileyken, karnına bakarak arkadaşımın el, ayak parmaklarını sayabiliyormuş. O derece belirginmiş el ayaklar.

8. Aya özellikle 9.a geldiğimde tüm bu saydığım hareketlenmeleri gayet yoğun ve hızlı şekilde hissediyordum. Kilosu ve boyu artıp, karna sığmamaya başlayınca, ne yapsın bebek tüm vücuduyla abanıyor dört bir yandan. Daha önce de bir yazıda söylemiştim. Bazen kaburgaları öyle bir zorluyor ki sanki barfiks çekiyor.
Beni en çok rahatsız eden ise hıçkırıkları. Bazen öyle oluyor ki on-onbeş dakika sürüyor bitmesi. O kadar süre boyunca içinizde ritmik bir şeyin tık tık ediyor oluşu ise çin işkencesi gibi oluyor. E tekme vs gibi de değil ki şekil değiştirip, durdurabilesiniz... Ha bunu demişken enteresan bir şey daha söyleyeyim; Bizim kız babasının elini tanıyor! Ben ya da başkar herhangi biri karnıma dokunduğunda o an ne yapıyorsa onu yapmaya devam eden Çınar Hanım, babası dokunduğunda derhal durarak, sanırım o da ona dokunuyor. Artık napıyor tam olarak bilemiyorum tabi ama hareketsiz kaldığı kesin. O yüzden şu bağırış çok duyuluyor bizim evde: “Savaaaaaaş ya gel dokun da dursun iki dakika lütfeeeeeen.”

Esas sloganımızla bitirelim: “Herkesin hamileliği kendine, herkes başka türlü bir hamile” diyorum ya sürekli, bunda da öyle, sıralama, şekil vs böyle cereyan etmeyecek muhtemelen sizde. Bu anlattıklarımdan fazla ya da az olması hiçbir şeyin göstergesi değil. Bebekler nasıl karakter olarak birbirinden farklı olacaksa, karnımızdaki davranışları da farklı olacak tabi.

Her ne kadar çileli de olsa şu hareketler, özellikle son aylarda hareketliliğin olmaması tehlike işareti olabileceğinden, bol bebek hareketli günler dileriz efenim.  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...