27 Temmuz 2010 Salı

Geri Sayım 12

Bugün itibariyle, 40 haftanın dolmasına, yani bebeğin beklenen gelişine 12 gün kaldı. Gerçi bu doktorların söylediği, beklenen günde doğan bebek istatiği %5. Geri kalanlar +5, -5. günlerde doğuyormuş genelde. Bakalım bizimki kaçıncı günde gelecek. Gerçi bugün feysbuka da yazdım, bizim kız her an gelecek de yolu bulamıyor bir türlü. 5 dakikada bir karnımın bir yerlerine hızla toslayıp duruyor. İttiriyor. Sonra oradan umudu kesmiş olacak ki bir 5 dakika sesi çıkmıyor, yeni arayışlara giriyor. Hoop ikinci atak geliyor. Hani eski savaşlarda koç başıyla kaleye girmeye çalışanları hatırlatıyor bana. Gözümün önüne kafasını uzatmış karnıma dan dan geçiren bir bebek görüntüsü geliyor. Komik.

Bugün yine minik ev çalışmaları sürüyor. Savaş'la Aylin tüm nevresimleri çıkarıyorlar şu an hepsi yıkansın diye. Sonra da balkon temizlenecek. Şunu farkettim ki iş denen şey asla bitmiyor. Tam bitti dediğin zaman ilk başladığın şey yeniden kirlendiği için hop başa dönüyorsun. Gıcık durumlar.

Dün gece şiddetli bel ve kasık ağrısı oldu. Hobaa gidiyoruz artık herhalde dedim. Ama kısa kısa değil, uzun süreli bir ağrıydı, sonra da geçti gitti. Hevesim kursağımda kaldı. Yarın kontrole gidiyoruz doktora, bakalım ne haldeyiz.

Bir değişiklik olmazsa yarın 11. günde görüşmek üzere efenim.  

2 yorum:

Adsız dedi ki...

güzeller güzeli derya ablacım.

bu coğrafyayı ve onun paralelinde bu ülkeyi-verili olanı, iktidarı görmeye başladığım, düzenin kendini hissettirdiği ilk zamanlarda, bu ''şeytan icadı'', bu garip internette ilk sorgulamaların, ilk itirazların kendini göstermeye başlayan sorumluluğuyla, öfkeme karşılık gelecek bir şeyler ararken, senin yazdıklarını gördüm. sistemi dayatan okul, aile derken, zaman geçsin, senin yazdıklarını okuyayım diye diye dayanıyordum okula.
düzeni görerek, kâh düzenden iğrenerek, kâh kendimi uzlaşmaya zorlayarak öylece büyürken...
seni okudukça büyüyordum sanırım.

şimdi, aze çınar ne kadar şanslı, bizzat büyüteceksin onu. bu garip dünya, bu garip ülke içinde, her anlamda en korkunaklı yerde doğacak ve büyüyecek çınar. insanlar, çocuklarına nefret aşılarken, çocuklar milliyetçi saçmalıklar ezberlerlen, aze çınar, sen ve eşinle beraber, zazaca, kürtçe klamlar, stranlar, yılların kavgasını olabilecek en güzel biçimde, günümüze aktaran şarkılar dinleyecek, köklü ezgiler öğretecek ona, yaşamayı, dünyayı, kavgayı. dış dünya, düzen, onu üzmeye kalkarsa, senin gibi bir annesi, eşin gibi bir babası var. bu tuhaflıklar diyarında, huzurlu bir yerde olacak.

bedensel acılar seni ne kadar yorsa da derya ablacım, bu hayata bir aze çınar kazandırmak, bu anlamsızlığa bir ışık yakmak, ne kadar güzel. çok şeyden daha insanca, insana yakışır.

iyi ki yaşıyor ve iyi ki yazıyorsun. senin yaşamında, kavganda gördüklerin yanında doğum nedir ki? olup bitecek. kavuşacaksınız aze çınar'a.

bir kez daha söyleyeyim, iyi ki yaşıyor ve iyi ki yazıyorsun.

DeryAze dedi ki...

hufffffff, mahfettin beni. hamileliğin son hormonal zirvesi oldu sanırım bu. ne diyeyim de teşekkür edeyim bilemedim. umarım dediklerinin yüzde onu kadar bir anlamım vardır hayatta.
sevgiler.

Yorum Gönder

27 Temmuz 2010 Salı

Geri Sayım 12

Bugün itibariyle, 40 haftanın dolmasına, yani bebeğin beklenen gelişine 12 gün kaldı. Gerçi bu doktorların söylediği, beklenen günde doğan bebek istatiği %5. Geri kalanlar +5, -5. günlerde doğuyormuş genelde. Bakalım bizimki kaçıncı günde gelecek. Gerçi bugün feysbuka da yazdım, bizim kız her an gelecek de yolu bulamıyor bir türlü. 5 dakikada bir karnımın bir yerlerine hızla toslayıp duruyor. İttiriyor. Sonra oradan umudu kesmiş olacak ki bir 5 dakika sesi çıkmıyor, yeni arayışlara giriyor. Hoop ikinci atak geliyor. Hani eski savaşlarda koç başıyla kaleye girmeye çalışanları hatırlatıyor bana. Gözümün önüne kafasını uzatmış karnıma dan dan geçiren bir bebek görüntüsü geliyor. Komik.

Bugün yine minik ev çalışmaları sürüyor. Savaş'la Aylin tüm nevresimleri çıkarıyorlar şu an hepsi yıkansın diye. Sonra da balkon temizlenecek. Şunu farkettim ki iş denen şey asla bitmiyor. Tam bitti dediğin zaman ilk başladığın şey yeniden kirlendiği için hop başa dönüyorsun. Gıcık durumlar.

Dün gece şiddetli bel ve kasık ağrısı oldu. Hobaa gidiyoruz artık herhalde dedim. Ama kısa kısa değil, uzun süreli bir ağrıydı, sonra da geçti gitti. Hevesim kursağımda kaldı. Yarın kontrole gidiyoruz doktora, bakalım ne haldeyiz.

Bir değişiklik olmazsa yarın 11. günde görüşmek üzere efenim.  

2 yorum:

  1. güzeller güzeli derya ablacım.

    bu coğrafyayı ve onun paralelinde bu ülkeyi-verili olanı, iktidarı görmeye başladığım, düzenin kendini hissettirdiği ilk zamanlarda, bu ''şeytan icadı'', bu garip internette ilk sorgulamaların, ilk itirazların kendini göstermeye başlayan sorumluluğuyla, öfkeme karşılık gelecek bir şeyler ararken, senin yazdıklarını gördüm. sistemi dayatan okul, aile derken, zaman geçsin, senin yazdıklarını okuyayım diye diye dayanıyordum okula.
    düzeni görerek, kâh düzenden iğrenerek, kâh kendimi uzlaşmaya zorlayarak öylece büyürken...
    seni okudukça büyüyordum sanırım.

    şimdi, aze çınar ne kadar şanslı, bizzat büyüteceksin onu. bu garip dünya, bu garip ülke içinde, her anlamda en korkunaklı yerde doğacak ve büyüyecek çınar. insanlar, çocuklarına nefret aşılarken, çocuklar milliyetçi saçmalıklar ezberlerlen, aze çınar, sen ve eşinle beraber, zazaca, kürtçe klamlar, stranlar, yılların kavgasını olabilecek en güzel biçimde, günümüze aktaran şarkılar dinleyecek, köklü ezgiler öğretecek ona, yaşamayı, dünyayı, kavgayı. dış dünya, düzen, onu üzmeye kalkarsa, senin gibi bir annesi, eşin gibi bir babası var. bu tuhaflıklar diyarında, huzurlu bir yerde olacak.

    bedensel acılar seni ne kadar yorsa da derya ablacım, bu hayata bir aze çınar kazandırmak, bu anlamsızlığa bir ışık yakmak, ne kadar güzel. çok şeyden daha insanca, insana yakışır.

    iyi ki yaşıyor ve iyi ki yazıyorsun. senin yaşamında, kavganda gördüklerin yanında doğum nedir ki? olup bitecek. kavuşacaksınız aze çınar'a.

    bir kez daha söyleyeyim, iyi ki yaşıyor ve iyi ki yazıyorsun.

    YanıtlaSil
  2. hufffffff, mahfettin beni. hamileliğin son hormonal zirvesi oldu sanırım bu. ne diyeyim de teşekkür edeyim bilemedim. umarım dediklerinin yüzde onu kadar bir anlamım vardır hayatta.
    sevgiler.

    YanıtlaSil

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...