2 Temmuz 2010 Cuma

Gebelik - Doğuma Hazırlık - Bebek Eğitimi



Daha önce kimi dergilerde, dizilerde, filmlerde denk geldiğim bir şeydi gebe eğitimleri. Gördüğüm kadarıyla bu eğitimlerde doğum esnasında nasıl nefes alınacağı, doğumu kolaylaştırmak için egzersizler, bebek doğduktan sonra nasıl emzireceğiniz, altını nasıl bağlayacağınız, sağlığını nasıl takip edeceğinize kadar bilumum şey öğretiliyordu. Açıkçası bu eğitimlerin gayet pahalı olduğunu düşünüyordum. Ki aslında evet, çoğu çok pahalıydı. Ama okuduğum bloglardan öğrendim ki kimi hastanelerin ücretsiz eğitimleri vardı. Öğrendiğim iki tanesi Amerikan Hastanesi ve Acıbadem Hastanesi. Amerikan Hastanesi daha yakın olduğundan ona kayıt yaptırdım ve çarşamba günü (30 Haziran) ilk kez gittik Savaş'la. Aslında internet araştırmalarım o denli yoğun ve ayrıntılı ki, teorik olarak fazlasıyla her şeyi öğrendiğimden emindim ama pratiği görmek ve özellikle de doğum esnasında doğumu kolaylaştıran nefes egzersizlerini öğrenmek için gitmek istedim.

Benim dikkatsizliğim sonucu, eğitim 17.30da başlamışken biz o saatlerde vakit geçiriyorduk Savaş'la, 18.30da sandığım eğitime erken gitmeyelim diye. Allahtan son ana bırakmadık 18.10 gibi oradaydık. Gittiğimizde yenidoğanlarda en çok görülen rahatsızlardan bahsediyordu.

Bildiğim çoğu şeyi not almadım ama aldıklarımı, hatırladıklarımla birlikte paylaşmak isterim;

Pamukçuk: Çok olağanüstü bir şey değil olması, çok zararlı da değil. Ama bebeğin süt içişini etkileyebilir. Miktarı ve kaliteyi azaltabilir. Karbonatlı su ile bebeğin ağzını silmek büyük ihtimalle iyi gelecek. İyi gelmezse doktora tabii ki.
Çapak: Uyandığında az miktarda çapak normal. Ama sürekli kendini tekrar eden çapak varsa göz dibine, burun dibine (göz yaşı kesesi burun dibinde olurmuş ve tıkanması çapak yapabilirmiş) masaj öneriyorlar. Çapağın temizlenmesi içinse ılık su ve pamuk. Başa çıkılamazsa bittabi yine doktor.
Burun tıkanması: Serum fizyolojik ile burun içi ıslatılır, pamuk tek yöne çevrilerek burun temizlenir.

Bebeğin ateşi 36,5 – 37 arasında olmalı. Kol altından 37,3, makattan 38 bebek için ateş sayılıyor. Bebek derecesi için ilk üç- dört ay kulak derecesi önermiyorlar. Kol altı ya da makat dereceleri sağlıklı. İlk üç ay ateş olduğunda hemen hastaneye gitmek gerekirmiş.

Emzik; ilk bir ay kullanılmamasını öneriyorlar. Zira bebek meme emmek istemeyebilir daha memeğe alışmadan emziğe alışırsa. Bir ay sonra memeden süt emmeyi iyice öğrenip, alıştıktan sonra emzik verilebilir.

Bebek kontrolleri; Doğduktan bir hafta sonra genel kontrol, bir ay sonra kalça ultrasonu, 2. ay sarılık aşısı için mutlaka doktora götürmek gerek dediler.

Yenidoğan bezi: 3-6 kilo için olan 2 numara yenidoğan bezleri önerdiler. 1 numara bebeği sıkabilirmiş. Bezin dokusu da petekli değil pamuklu olmalıymış.

Pişik; Pişik çoklukla bebeğin altı iyi kurulanmadığında ve havasız kaldığında oluyor. Altını temizledikten sonra, özellikle ilk üç ay ıslak mendillerle değil ılık sulu pamukla temizleyip, sonra bir havluyla iyice kurulamak gerekiyor. Mümkün oldukça da bebeğin poposunu açık bırakıp hava almasını sağlamak. Pişik için Decidin adı verilen kremi öneriyorlar.
Bir de alt değiştirirken, özellikle kız çocuklarında önden arkaya doğru silmek gerekiyor. Yoksa kakayı alıp direk idrar yollarına yerleştirmek işten değil.

Göbek; henüz karar veremediğim bir soru vardı; Bebeğin göbeği düşmeden bebek yıkanır mı yıkanmaz mı? Şöyle cevaplıyorlar bu soruyu; Orada önemli olan göbeğin ıslanmaması, ıslanmayan göbek daha çabuk düşer, ıslanan göbek mikrop oluşturabilir. Bu yüzden ilk gün daha göbek ıslakken yıkanabilir bebek, sonra göbek düşene kadar silinmesinde fayda var. Göbek düşene kadar da günde iki kez alkol ile göbeği temizlemek gerekiyor. Temizlemek için başka maddeler de kullanılabilir ama bebeğin kıyafetlerinin temizliği için en güzeli alkol. Eğer göbekte akıntı varsa tehlikeli. Derhal doktora götürmek gerekiyor.

Banyo: Göbek düştü, artık rahatız. İstersek bebek rahat etsin, rahat uyusun diye bebeği her gün yıkayabiliriz. Ama şampuanlamayı haftada ikiden fazla yapmamakta fayda var. Saat olarak da bebeğin uykuya yakın olduğu akşam saatlerinin rutini haline getirirsek hem bebek rahat bir uyku uyur hem de banyo yaptığında uyuyacağını anlayacağından kendini hazırlayıp çok sorun da çıkarmaz. Banyo esnasında bebek toksa kusabilir, açsa durmayabilir o yüzden ne aç ne tok olduğu bir an yıkayıp, emzirip yatırmak en iyisidir. Su ısısı 36,5 – 37 vücut ısısında olmalı.

Tırnak kesimi: Tırnak en erken 15 gün sonra kesilecek. Tırnak makası içi plastik koruması olanlardan olmalı. Tırnağı önce küt kesip sonra bebe törpüsüyle yuvarlamak gerekirmiş.

Yastık: ilk üç ay yastık önermiyorlar. Bebeğin kafası vücudundan ağır olduğu için yastığın kaldırdığı kafa öne eğilir, boynu kapanır, nefes alamayabilirmiş bebek. Yan yastığı kullanılabilirmiş bleine ve karnına.

Gaz; Şimdi bu gaz ağrısını önlemek için iki aşama varmış. Bir benim aradaki farkı bilmediğim, omza alıp, kürek kemiklerinin ortasına pıt pıt vurduğumuz aşama. Bu esnada gaz henüz bebeğin bağırsaklarına inmemişmiş biz inmesin de inmeden ağızdan çıksın, ağrı yapmasın diye vuruyormuşuz, ineni popodan çıkarsın diye değil. Bağırsağa inen gazı ise – ki çoklukla bebeği ağlayarak uyandıran, şiddetli ağrıya sebep olan bu- karnına, beline sıcak havlu koyup, karnına masaj yaparak, bacaklarını geri iterek çıkartıyoruz. Bebeği yüzüstü yatırmak da faydalı olabilirmiş. Anne ne kadar az gazlı yiyip içerse bebek de o kadar az gazlı olurmuş.

Bebeğin vücuduna direk değen kıyafetin pamuklu olmasına dikkat etmek gerekirmiş.

Not aldıklarım bu kadar. Aslında çok şey vardı. Ama not aldıklarım ve hatırladıklarım bu kadar. Başkaca hatırladığım olursa, önümüzdeki günlerde gittiğim eğitimden aklımda kalanları yazarken eklerim.

Siz de İnternetten size yakın, ücretsiz hastane eğitimleri bulup, telefonla kayıt yaptırabilirsiniz.  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

2 Temmuz 2010 Cuma

Gebelik - Doğuma Hazırlık - Bebek Eğitimi



Daha önce kimi dergilerde, dizilerde, filmlerde denk geldiğim bir şeydi gebe eğitimleri. Gördüğüm kadarıyla bu eğitimlerde doğum esnasında nasıl nefes alınacağı, doğumu kolaylaştırmak için egzersizler, bebek doğduktan sonra nasıl emzireceğiniz, altını nasıl bağlayacağınız, sağlığını nasıl takip edeceğinize kadar bilumum şey öğretiliyordu. Açıkçası bu eğitimlerin gayet pahalı olduğunu düşünüyordum. Ki aslında evet, çoğu çok pahalıydı. Ama okuduğum bloglardan öğrendim ki kimi hastanelerin ücretsiz eğitimleri vardı. Öğrendiğim iki tanesi Amerikan Hastanesi ve Acıbadem Hastanesi. Amerikan Hastanesi daha yakın olduğundan ona kayıt yaptırdım ve çarşamba günü (30 Haziran) ilk kez gittik Savaş'la. Aslında internet araştırmalarım o denli yoğun ve ayrıntılı ki, teorik olarak fazlasıyla her şeyi öğrendiğimden emindim ama pratiği görmek ve özellikle de doğum esnasında doğumu kolaylaştıran nefes egzersizlerini öğrenmek için gitmek istedim.

Benim dikkatsizliğim sonucu, eğitim 17.30da başlamışken biz o saatlerde vakit geçiriyorduk Savaş'la, 18.30da sandığım eğitime erken gitmeyelim diye. Allahtan son ana bırakmadık 18.10 gibi oradaydık. Gittiğimizde yenidoğanlarda en çok görülen rahatsızlardan bahsediyordu.

Bildiğim çoğu şeyi not almadım ama aldıklarımı, hatırladıklarımla birlikte paylaşmak isterim;

Pamukçuk: Çok olağanüstü bir şey değil olması, çok zararlı da değil. Ama bebeğin süt içişini etkileyebilir. Miktarı ve kaliteyi azaltabilir. Karbonatlı su ile bebeğin ağzını silmek büyük ihtimalle iyi gelecek. İyi gelmezse doktora tabii ki.
Çapak: Uyandığında az miktarda çapak normal. Ama sürekli kendini tekrar eden çapak varsa göz dibine, burun dibine (göz yaşı kesesi burun dibinde olurmuş ve tıkanması çapak yapabilirmiş) masaj öneriyorlar. Çapağın temizlenmesi içinse ılık su ve pamuk. Başa çıkılamazsa bittabi yine doktor.
Burun tıkanması: Serum fizyolojik ile burun içi ıslatılır, pamuk tek yöne çevrilerek burun temizlenir.

Bebeğin ateşi 36,5 – 37 arasında olmalı. Kol altından 37,3, makattan 38 bebek için ateş sayılıyor. Bebek derecesi için ilk üç- dört ay kulak derecesi önermiyorlar. Kol altı ya da makat dereceleri sağlıklı. İlk üç ay ateş olduğunda hemen hastaneye gitmek gerekirmiş.

Emzik; ilk bir ay kullanılmamasını öneriyorlar. Zira bebek meme emmek istemeyebilir daha memeğe alışmadan emziğe alışırsa. Bir ay sonra memeden süt emmeyi iyice öğrenip, alıştıktan sonra emzik verilebilir.

Bebek kontrolleri; Doğduktan bir hafta sonra genel kontrol, bir ay sonra kalça ultrasonu, 2. ay sarılık aşısı için mutlaka doktora götürmek gerek dediler.

Yenidoğan bezi: 3-6 kilo için olan 2 numara yenidoğan bezleri önerdiler. 1 numara bebeği sıkabilirmiş. Bezin dokusu da petekli değil pamuklu olmalıymış.

Pişik; Pişik çoklukla bebeğin altı iyi kurulanmadığında ve havasız kaldığında oluyor. Altını temizledikten sonra, özellikle ilk üç ay ıslak mendillerle değil ılık sulu pamukla temizleyip, sonra bir havluyla iyice kurulamak gerekiyor. Mümkün oldukça da bebeğin poposunu açık bırakıp hava almasını sağlamak. Pişik için Decidin adı verilen kremi öneriyorlar.
Bir de alt değiştirirken, özellikle kız çocuklarında önden arkaya doğru silmek gerekiyor. Yoksa kakayı alıp direk idrar yollarına yerleştirmek işten değil.

Göbek; henüz karar veremediğim bir soru vardı; Bebeğin göbeği düşmeden bebek yıkanır mı yıkanmaz mı? Şöyle cevaplıyorlar bu soruyu; Orada önemli olan göbeğin ıslanmaması, ıslanmayan göbek daha çabuk düşer, ıslanan göbek mikrop oluşturabilir. Bu yüzden ilk gün daha göbek ıslakken yıkanabilir bebek, sonra göbek düşene kadar silinmesinde fayda var. Göbek düşene kadar da günde iki kez alkol ile göbeği temizlemek gerekiyor. Temizlemek için başka maddeler de kullanılabilir ama bebeğin kıyafetlerinin temizliği için en güzeli alkol. Eğer göbekte akıntı varsa tehlikeli. Derhal doktora götürmek gerekiyor.

Banyo: Göbek düştü, artık rahatız. İstersek bebek rahat etsin, rahat uyusun diye bebeği her gün yıkayabiliriz. Ama şampuanlamayı haftada ikiden fazla yapmamakta fayda var. Saat olarak da bebeğin uykuya yakın olduğu akşam saatlerinin rutini haline getirirsek hem bebek rahat bir uyku uyur hem de banyo yaptığında uyuyacağını anlayacağından kendini hazırlayıp çok sorun da çıkarmaz. Banyo esnasında bebek toksa kusabilir, açsa durmayabilir o yüzden ne aç ne tok olduğu bir an yıkayıp, emzirip yatırmak en iyisidir. Su ısısı 36,5 – 37 vücut ısısında olmalı.

Tırnak kesimi: Tırnak en erken 15 gün sonra kesilecek. Tırnak makası içi plastik koruması olanlardan olmalı. Tırnağı önce küt kesip sonra bebe törpüsüyle yuvarlamak gerekirmiş.

Yastık: ilk üç ay yastık önermiyorlar. Bebeğin kafası vücudundan ağır olduğu için yastığın kaldırdığı kafa öne eğilir, boynu kapanır, nefes alamayabilirmiş bebek. Yan yastığı kullanılabilirmiş bleine ve karnına.

Gaz; Şimdi bu gaz ağrısını önlemek için iki aşama varmış. Bir benim aradaki farkı bilmediğim, omza alıp, kürek kemiklerinin ortasına pıt pıt vurduğumuz aşama. Bu esnada gaz henüz bebeğin bağırsaklarına inmemişmiş biz inmesin de inmeden ağızdan çıksın, ağrı yapmasın diye vuruyormuşuz, ineni popodan çıkarsın diye değil. Bağırsağa inen gazı ise – ki çoklukla bebeği ağlayarak uyandıran, şiddetli ağrıya sebep olan bu- karnına, beline sıcak havlu koyup, karnına masaj yaparak, bacaklarını geri iterek çıkartıyoruz. Bebeği yüzüstü yatırmak da faydalı olabilirmiş. Anne ne kadar az gazlı yiyip içerse bebek de o kadar az gazlı olurmuş.

Bebeğin vücuduna direk değen kıyafetin pamuklu olmasına dikkat etmek gerekirmiş.

Not aldıklarım bu kadar. Aslında çok şey vardı. Ama not aldıklarım ve hatırladıklarım bu kadar. Başkaca hatırladığım olursa, önümüzdeki günlerde gittiğim eğitimden aklımda kalanları yazarken eklerim.

Siz de İnternetten size yakın, ücretsiz hastane eğitimleri bulup, telefonla kayıt yaptırabilirsiniz.  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...