27 Haziran 2010 Pazar

33. Hafta

Sonunda bu hafta da bitti. Bundan haftalarca önce kızımla pazarlık yapmıştım: “34 haftaya kadar bekle, ondan sonra istediğin gibi gel, ne telaş yapacağım ne üzüleceğim. “ 33’ü tamamladık. Artık ne zaman gelirse hiç dert etmeyeceğim. Dünden beri (26.06.2010) tüm hamileliğim boyu ilk kez rahata erdim.
33. Hafta Kardeş Türküler konseriyle başladı.  Gitmeyeceğim diyordum ama Vedat gidemeyip bir bilet boşa çıkınca, Savaş da çok ısrar edince “Hadi jübile bu olsun” dedim. Gittiğimde, gitmeme kararımın doğruluğunu anladım :) Hem tuvalet hem de bel, kasık ağrıları, bebeğin bitmek bilmeyen ritmik hıçkırıkları sürekli huzursuz olmama sebep oldu. Ama öyle çok çok da rahatsız etmedi. Şu hadise çok komikti, herhalde ömür boyu hatırlarım; Konserin sonuna doğru, iyice öne doğru eğildim, belim gerilsin de ağrısı azalsın diye. Savaş da eliyle sırtımı ovuyordu. Daha yarım dakika olmamıştı ki, Çınar Hanım "Alooo, insan var burda insan, ezdiniz kardeşim!" dercesine, gayet şiddetli, çat çat çat 3 kez geçirdi karnıma. Derhal doğruldum, hanımefendinin yerini genişlettim, onun da sesi kesildi :) 
Konser güzeldi. Yanlış hatırlamıyorsam hamilelik boyu Savaş’la ilk beraber konserimizdi.

Yaklaşık 10 gündür falan pek huysuzum. Otursam belim ağrıyor, uzansam uzandığım tarafım on dakika sonra ağrımaya başlıyor, yürüsem kalça kemiğim acıyor. Kaburga kemiklerim ise her daim!! Şöyle tarifledim geçen gün; "Çınar Hanım kaburgalarıma asılıp barfiks çekiyor. Bacaklar yukarı çekilince kaburgalar ağrıyor, aşağı inince kasıklar!"


Hiçbir yere sığamamak, hiçbir şeyden keyif alamamak gıcık bir şey. Dolayısıyla ne film izleyebiliyor insan, ne kitap okuyabiliyor, ne dışarı çıkabiliyor.. Gerilim, gerilim, gerilim. Hafta içi Funda geldi, Çınar'a aldığı bir sürü hediye ile. Sonraki gün Neşe geldi, birlikte Arboretuma gittik. Bu hafta yüzmeyi atlasam da Arboretum’da uzun yürüyüş ve arkadaşlarla birlikte olmak iyi geldi. Oradan Taksim’e, gece de eve. Araba inanılmaz hayat kolaylaştıran bir şey böyle durumlarda. Yorulduğunda, ağrın olduğunda arabayla hemen eve dönebileceğini bilmek rahatlatıyor.

Ben bu kadar huysuzken, sıkıntılıyken çalışmak zorunda olan, hem çalışıp hem evde çalışmak zorunda olan anne adayları ne haldedir düşünemiyorum bile. Çok saygı duyuyorum. Eğilebildiğim ilk an hepsinin önünde eğileceğim vallahi.
Bu arada Perşembe akşamı çok yoğun bir mide, boğaz yanması ile kasıklarda yoğun ağrı yaşadım. Mideye Rennie ilacı çok iyi geliyor genelde. Tek hap hemen sona erdiriyor sıkıntıyı. Ama bu sefer 2 hap, bir kaşık şurup bile kar etmedi. Bir de üstüne ağrı eklenince gergin bir akşam geçirdim. Sabahında doktor ile konuştum. Bebeğin yer değiştirmiş olabileceğini, bacaklarının aşağıya gelmiş olabileceğini ve bacaklarının basıncının ağrı yapabileceğini söyledi. Makul geldi. Zaten hamilelikte yaşanan ağrılara verilen cevap yüzde 90 belli: Normal, hamileliktendir.

Pazar günümüz arkadaşlarımızın ziyaretleriyle geçti. Tolga, Özge, Peri, Ümit, Dilek... Keyifliydi. Savaş’cığımız ise yarınki son sınavı sebebiyle kafayı kimya ile bozmuş ders çalışmakta. Yarından sonra tamamen özgür. Kafamız rahat.
34. Hafta itibariyle Sahte kasılmalar adı verilen ve anneyi doğuma hazırlayan sancılar artarmış. Benim değil artmak henüz hiç hissedilmedi bile. Yine bu ay iyice artan elde, ayakta, yüzde şişkinlik hali de pek oluşmuş sayılmaz. Bloğun adıyla bunu kastetmemiş olsam da hakkaten herşeyiyle “başka” bir hamilelik geçirdiğim kesin.

Bu haftada eğer özel bir durumu yoksa anne adayının cinsel ilişki kısıtlaması hala yok. Bebeğin kilosu ortalama 2500 gr. Civarı. Bizim tosuncuk 3 hafta önce 2 kiloydu, 3ü bulmuş olmasından ciddi endişelerim var.
Çarşamba günü doktor kontrolümüz var. Kilosu dışında hiçbir endişem yok. O da çok abarmamışsa, sakince beklemeye devam edeceğiz. Muhtemelen haftaya Pazar ne olup bittiğini yazmış olurum. Esenlikler efenim. 

2 yorum:

Duygu dedi ki...

Daha 5 gün önce kanda beta hchg nin 644 çıkması ile hamileliğimi öğrenmiş şaşkın biri olarak şunu şöylemeliyim ki blogunuzu en baştan beri okudum ve bayıldım. O kadar güzel bir dille anlatmışsınız ki bu süreci keyif aldım okurken.Umarım yaşaması da keyifli olur.
Sağlıklı ve rahat bir doğum diliyorum.

Sevgiler...

DeryAze dedi ki...

Hehey hayırlı olsun. Sağlıklı ve rahat bir hamilelik geçirmenizi dilerim.
Benim yazdıklarım huysuzlanma genelde ama sevindim hamilelikten korkutmadığıma :)

Yorum Gönder

27 Haziran 2010 Pazar

33. Hafta

Sonunda bu hafta da bitti. Bundan haftalarca önce kızımla pazarlık yapmıştım: “34 haftaya kadar bekle, ondan sonra istediğin gibi gel, ne telaş yapacağım ne üzüleceğim. “ 33’ü tamamladık. Artık ne zaman gelirse hiç dert etmeyeceğim. Dünden beri (26.06.2010) tüm hamileliğim boyu ilk kez rahata erdim.
33. Hafta Kardeş Türküler konseriyle başladı.  Gitmeyeceğim diyordum ama Vedat gidemeyip bir bilet boşa çıkınca, Savaş da çok ısrar edince “Hadi jübile bu olsun” dedim. Gittiğimde, gitmeme kararımın doğruluğunu anladım :) Hem tuvalet hem de bel, kasık ağrıları, bebeğin bitmek bilmeyen ritmik hıçkırıkları sürekli huzursuz olmama sebep oldu. Ama öyle çok çok da rahatsız etmedi. Şu hadise çok komikti, herhalde ömür boyu hatırlarım; Konserin sonuna doğru, iyice öne doğru eğildim, belim gerilsin de ağrısı azalsın diye. Savaş da eliyle sırtımı ovuyordu. Daha yarım dakika olmamıştı ki, Çınar Hanım "Alooo, insan var burda insan, ezdiniz kardeşim!" dercesine, gayet şiddetli, çat çat çat 3 kez geçirdi karnıma. Derhal doğruldum, hanımefendinin yerini genişlettim, onun da sesi kesildi :) 
Konser güzeldi. Yanlış hatırlamıyorsam hamilelik boyu Savaş’la ilk beraber konserimizdi.

Yaklaşık 10 gündür falan pek huysuzum. Otursam belim ağrıyor, uzansam uzandığım tarafım on dakika sonra ağrımaya başlıyor, yürüsem kalça kemiğim acıyor. Kaburga kemiklerim ise her daim!! Şöyle tarifledim geçen gün; "Çınar Hanım kaburgalarıma asılıp barfiks çekiyor. Bacaklar yukarı çekilince kaburgalar ağrıyor, aşağı inince kasıklar!"


Hiçbir yere sığamamak, hiçbir şeyden keyif alamamak gıcık bir şey. Dolayısıyla ne film izleyebiliyor insan, ne kitap okuyabiliyor, ne dışarı çıkabiliyor.. Gerilim, gerilim, gerilim. Hafta içi Funda geldi, Çınar'a aldığı bir sürü hediye ile. Sonraki gün Neşe geldi, birlikte Arboretuma gittik. Bu hafta yüzmeyi atlasam da Arboretum’da uzun yürüyüş ve arkadaşlarla birlikte olmak iyi geldi. Oradan Taksim’e, gece de eve. Araba inanılmaz hayat kolaylaştıran bir şey böyle durumlarda. Yorulduğunda, ağrın olduğunda arabayla hemen eve dönebileceğini bilmek rahatlatıyor.

Ben bu kadar huysuzken, sıkıntılıyken çalışmak zorunda olan, hem çalışıp hem evde çalışmak zorunda olan anne adayları ne haldedir düşünemiyorum bile. Çok saygı duyuyorum. Eğilebildiğim ilk an hepsinin önünde eğileceğim vallahi.
Bu arada Perşembe akşamı çok yoğun bir mide, boğaz yanması ile kasıklarda yoğun ağrı yaşadım. Mideye Rennie ilacı çok iyi geliyor genelde. Tek hap hemen sona erdiriyor sıkıntıyı. Ama bu sefer 2 hap, bir kaşık şurup bile kar etmedi. Bir de üstüne ağrı eklenince gergin bir akşam geçirdim. Sabahında doktor ile konuştum. Bebeğin yer değiştirmiş olabileceğini, bacaklarının aşağıya gelmiş olabileceğini ve bacaklarının basıncının ağrı yapabileceğini söyledi. Makul geldi. Zaten hamilelikte yaşanan ağrılara verilen cevap yüzde 90 belli: Normal, hamileliktendir.

Pazar günümüz arkadaşlarımızın ziyaretleriyle geçti. Tolga, Özge, Peri, Ümit, Dilek... Keyifliydi. Savaş’cığımız ise yarınki son sınavı sebebiyle kafayı kimya ile bozmuş ders çalışmakta. Yarından sonra tamamen özgür. Kafamız rahat.
34. Hafta itibariyle Sahte kasılmalar adı verilen ve anneyi doğuma hazırlayan sancılar artarmış. Benim değil artmak henüz hiç hissedilmedi bile. Yine bu ay iyice artan elde, ayakta, yüzde şişkinlik hali de pek oluşmuş sayılmaz. Bloğun adıyla bunu kastetmemiş olsam da hakkaten herşeyiyle “başka” bir hamilelik geçirdiğim kesin.

Bu haftada eğer özel bir durumu yoksa anne adayının cinsel ilişki kısıtlaması hala yok. Bebeğin kilosu ortalama 2500 gr. Civarı. Bizim tosuncuk 3 hafta önce 2 kiloydu, 3ü bulmuş olmasından ciddi endişelerim var.
Çarşamba günü doktor kontrolümüz var. Kilosu dışında hiçbir endişem yok. O da çok abarmamışsa, sakince beklemeye devam edeceğiz. Muhtemelen haftaya Pazar ne olup bittiğini yazmış olurum. Esenlikler efenim. 

2 yorum:

  1. Daha 5 gün önce kanda beta hchg nin 644 çıkması ile hamileliğimi öğrenmiş şaşkın biri olarak şunu şöylemeliyim ki blogunuzu en baştan beri okudum ve bayıldım. O kadar güzel bir dille anlatmışsınız ki bu süreci keyif aldım okurken.Umarım yaşaması da keyifli olur.
    Sağlıklı ve rahat bir doğum diliyorum.

    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  2. Hehey hayırlı olsun. Sağlıklı ve rahat bir hamilelik geçirmenizi dilerim.
    Benim yazdıklarım huysuzlanma genelde ama sevindim hamilelikten korkutmadığıma :)

    YanıtlaSil

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...