7 Ekim 2010 Perşembe

Aşı Günleri

Beni en çok hüzünlendiren şeyler, masum, güçsüz, kendi haklarını bile savunamayacak olanların halleridir. Mesela çocukların, hayvanların, akıl hastalarının... Avrupa Yakası'nı izlerken Gafur her sahne aldığında değil gülmek gözlerim dolardı benim mesela. Ya da bir bebeği manasızca gözlerini tavana dikip bakması. Bebeğin ne kadar sıkıcı, atıl, müdahale edemediği bir hayat yaşadığı düşüncesi de pek hüzünlendiriyor beni. Yani işte bu verdiğim örneklerdeki kadar uç şeyler bile beni bir kötü yaparken, ben kızımın aşı zamanlarında bir miktar kahroluyorum. 


Dün 3 aşı birden yaptılar. Bir omuzdan, iki bacaklardan. Omuzdan yaparlarken elini tuttum. Gözlerini dikip "Niye buna izin veriyorsun?" der gibi baktı içli içli ağlarken. "Şimdi geçecek tatlım, İlerde hasta olmayasın diye güzelim..." derken bitti omuz aşısı. Tam sakinledi, cart bacağına geçirdiler iğneyi. Çığlığı bastı. Bu seferki bakışı çok daha fenaydı. "Bir değil hem de iki kez haaaa, alçak kadın." der gibiydi bu kez de. Bu sefer ben de ağlamaya başladım. Savaş "Dur ben geçeyim yanına, ben tutayım elini" dedi ama izin veremezdim yarıda bırakıp, kaçmaya, belki daha da panik olmasına. 3. de "Allah sizi kahretsin" diyor olacak ki içinden, kahretti valla beni. Balık hafızalı oldukları için bebek milleti, on dakika sonra olanları ve bana kızgınlığını unutmuş, kafasını slingin içinde omzuma koymuş uykuya geçiyordu. Bu sefer de bu balık hafızalıklarına üzüldüm. Çok yazık bu bebek insanlara çok. 

2 yorum:

Duygu dedi ki...

Kıyamam ben ona tabii sana da.Okurken içim acıdı valla.Resimdeki halide pek tatlı hele o dudaklar.Maşallah!

Fatoş dedi ki...

Belki de o masum halleridir bizi onlara bu kadar bağlayan, içimizi titreten. İyi ki balık hafızalılar, hemen unutuveriyorlar acıları. Canım benim çok tatlı maaşallah.

Yorum Gönder

7 Ekim 2010 Perşembe

Aşı Günleri

Beni en çok hüzünlendiren şeyler, masum, güçsüz, kendi haklarını bile savunamayacak olanların halleridir. Mesela çocukların, hayvanların, akıl hastalarının... Avrupa Yakası'nı izlerken Gafur her sahne aldığında değil gülmek gözlerim dolardı benim mesela. Ya da bir bebeği manasızca gözlerini tavana dikip bakması. Bebeğin ne kadar sıkıcı, atıl, müdahale edemediği bir hayat yaşadığı düşüncesi de pek hüzünlendiriyor beni. Yani işte bu verdiğim örneklerdeki kadar uç şeyler bile beni bir kötü yaparken, ben kızımın aşı zamanlarında bir miktar kahroluyorum. 


Dün 3 aşı birden yaptılar. Bir omuzdan, iki bacaklardan. Omuzdan yaparlarken elini tuttum. Gözlerini dikip "Niye buna izin veriyorsun?" der gibi baktı içli içli ağlarken. "Şimdi geçecek tatlım, İlerde hasta olmayasın diye güzelim..." derken bitti omuz aşısı. Tam sakinledi, cart bacağına geçirdiler iğneyi. Çığlığı bastı. Bu seferki bakışı çok daha fenaydı. "Bir değil hem de iki kez haaaa, alçak kadın." der gibiydi bu kez de. Bu sefer ben de ağlamaya başladım. Savaş "Dur ben geçeyim yanına, ben tutayım elini" dedi ama izin veremezdim yarıda bırakıp, kaçmaya, belki daha da panik olmasına. 3. de "Allah sizi kahretsin" diyor olacak ki içinden, kahretti valla beni. Balık hafızalı oldukları için bebek milleti, on dakika sonra olanları ve bana kızgınlığını unutmuş, kafasını slingin içinde omzuma koymuş uykuya geçiyordu. Bu sefer de bu balık hafızalıklarına üzüldüm. Çok yazık bu bebek insanlara çok. 

2 yorum:

  1. Kıyamam ben ona tabii sana da.Okurken içim acıdı valla.Resimdeki halide pek tatlı hele o dudaklar.Maşallah!

    YanıtlaSil
  2. Belki de o masum halleridir bizi onlara bu kadar bağlayan, içimizi titreten. İyi ki balık hafızalılar, hemen unutuveriyorlar acıları. Canım benim çok tatlı maaşallah.

    YanıtlaSil

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...