21 Ekim 2010 Perşembe

Dikkat Gözyaşı Çıkabilir!

Hamileliğin başından beri her şey gözyaşı dökme sebebi. Hormonlar öyle acayip şeyler ki izlediğin dizide biri kayıp düşse bile yarım saat ağlatabiliyor insanı. Hamilelik bitiyor lohusalık başlıyor, aynı şekilde abuk subuk şeylere ağlamaya devam ediyorsun. Lohusalık bitti kurtuldum sanıyordum. Halbuki lohusalık öyle “Kırk gün doldu, kanama bitti, haydi yallah gözün aydın” bir şey değilmiş ki hala bi acayip benim hormonlar.

Sabahtan beri kaç şeye gözlerim doldu, ağladım sayamadım bile. Küçük bir iş yapmaya başladım. Sabahları 3-4 saat bir internet sitesi güncelleme işi. Bu sabah o işi yaparken yatak odasına gittim bir ara kendime hırka almaya, Aze ve babası içerde koyun koyuna uyuyor, bense içeri gitmek zorundayım diye gözlerim doldu. Kendimi sakinleştirip, “Sen böyle yapıyorsan Savaş ne yapsın her gün?” dedikten sonra bu sefer de “Ayyyy ne tatlılardı, ne güzel bir görüntüydü” diye gözlerim doldu.

Maillerimi okurken, emziren anneler grubunda bebeği hasta bir annenin mailini okurken gözlerim doldu.

Bugün öğlen hastaneye gittik. Aze'nin kulakları ile ilgili testler yapılıyor. Yapan kişi, “testi geçemezse, daha ileri bir test var o yapılıyor. Ya uyurken ya da anestezi altında yapılıyor.” dedi. Bu korkunç ihtimali düşündüm ve gözlerim doldu.

Hastane dönüşü bir çılgınlık edip Şiirci Cafe'ye gittik. Çılgınlıktı çünkü daha önce anlattığım emzir-emem-e sıkıntısı sebebiyle, biberonla yanımıza süt almıştık, o süt bitmişti. Savaş “Emzirmeyi denersin.” deyince bir gaz yöneldik Taksim'e ama değil dışarıda emzirmek evde bile tam karnını doyuracak kadar hiç beceremedik emzirmeyi. Hep emzirme ertesinde hazırda duran biberondaki sütü takviye güç kullanmıştık. Neyse vardık Şiirci'ye, Geçtim köşedeki arka masaya, tedirgin tedirgin pozisyon aldım. Savaş yine gaz verdi; “Ya bırak gerilme, açılacaksa bir yerin açılsın, rahat ol sen.” İyi geldi gaz hakkaten. Bana da Aze'ye de iyi gelmiş olacak ki 2.5 aydır ilk kez bu kadar şahane bir iş başardık. Tam 40 dakika iki göğüsten de gayet verimli emdi kızım. İlk kez sadece emerek doymayı başardı. Gıkı bile çıkmadı. Benim gözler yine musluk. İnanmayacaksınız, eve geldik bir de evde 40 dakka emdi ve doydu. Galiba önümüzdeki günlerde iyice başaracağız bu işi ana kız.

Hah bak taze taze, şimdi ara verdim süt sağmak için, Aze'yi de dedesine verdim. (Evet geldi dedesi) 10 dakika dolmadan babam kapıyı çaldı “ağlıyor hadi” diye. “Tamam dolaştır biraz.” dedim. İki dakika geçmedi yine kapıyı çaldı. Bıraktım sağmayı. Aldım Aze'yi ama gözler doldu yine. Aze'ye de minik sinirlenir gibi oldum durmadı, dedesine kızmama sebep oldu diye, o esnada elime sımsıkı sarılınca bu sefer, “nasıl kızdım ben şu şirine?” diye gözlerim doldu. Offf.

Dün ise artık göz yaşarmasını falan geç, ziyaretimize gelen Ayşen'e direk ağla!! Sebep? Ne zaman bitecek bu hormon dalgalanmaları diye. Hakkaten çok uzattı. Çeksin gitsin artık fazla hormonlar. Çok daraldım çok.  

4 yorum:

Deli Anne dedi ki...

Ben 6 ayı geride bıraktım ama manyaklık hala diz boyu. İlk aylara göre çok çok azaldı ama gene de en ufak duygusal bir olayda aplamaya başlıyorum. haberleri felan izleyemiyorum, tv yi kırıp parçalayasım geliyor özellikle çocuklara zulmedenleri. Ben anladım ki minik bir hormon bile deli etmeye yeter bir insanı. bunun da vardır bir sebeb, heralde , geçer yakında.

DeryAze dedi ki...

oyyy! 6 ayda da bitmiyor demek! sanırım süt üretimi bitince bitecek.

asmira dedi ki...

bence bitmeyecek:) yazın sadece 8 haftalık bir gebelik geçirdim, bebeğimin kalp atışı durunca onu aldılar. ve ben hayatımı hamilelikten önce ve sonra diye ikiye ayırabiliyorum duygusal yönden. çizgi filmde işbirliği yapan hayvancıklara bile ağlayabiliyorum, ağlamadan tek haber bülteni izleyemiyorum. özellikle çocuklara karşı duyarlılığım arttı. bu kadarı da fazla olsa da, artık daha şefkatli biriyim diye teselli ediyorum kendimi. bir de doğursam nasıl bir hale gelirdim ki?

DeryAze dedi ki...

çok üzüldüm Asmira. umarım bundan sonra her şey istediğin gibi olur.

Yorum Gönder

21 Ekim 2010 Perşembe

Dikkat Gözyaşı Çıkabilir!

Hamileliğin başından beri her şey gözyaşı dökme sebebi. Hormonlar öyle acayip şeyler ki izlediğin dizide biri kayıp düşse bile yarım saat ağlatabiliyor insanı. Hamilelik bitiyor lohusalık başlıyor, aynı şekilde abuk subuk şeylere ağlamaya devam ediyorsun. Lohusalık bitti kurtuldum sanıyordum. Halbuki lohusalık öyle “Kırk gün doldu, kanama bitti, haydi yallah gözün aydın” bir şey değilmiş ki hala bi acayip benim hormonlar.

Sabahtan beri kaç şeye gözlerim doldu, ağladım sayamadım bile. Küçük bir iş yapmaya başladım. Sabahları 3-4 saat bir internet sitesi güncelleme işi. Bu sabah o işi yaparken yatak odasına gittim bir ara kendime hırka almaya, Aze ve babası içerde koyun koyuna uyuyor, bense içeri gitmek zorundayım diye gözlerim doldu. Kendimi sakinleştirip, “Sen böyle yapıyorsan Savaş ne yapsın her gün?” dedikten sonra bu sefer de “Ayyyy ne tatlılardı, ne güzel bir görüntüydü” diye gözlerim doldu.

Maillerimi okurken, emziren anneler grubunda bebeği hasta bir annenin mailini okurken gözlerim doldu.

Bugün öğlen hastaneye gittik. Aze'nin kulakları ile ilgili testler yapılıyor. Yapan kişi, “testi geçemezse, daha ileri bir test var o yapılıyor. Ya uyurken ya da anestezi altında yapılıyor.” dedi. Bu korkunç ihtimali düşündüm ve gözlerim doldu.

Hastane dönüşü bir çılgınlık edip Şiirci Cafe'ye gittik. Çılgınlıktı çünkü daha önce anlattığım emzir-emem-e sıkıntısı sebebiyle, biberonla yanımıza süt almıştık, o süt bitmişti. Savaş “Emzirmeyi denersin.” deyince bir gaz yöneldik Taksim'e ama değil dışarıda emzirmek evde bile tam karnını doyuracak kadar hiç beceremedik emzirmeyi. Hep emzirme ertesinde hazırda duran biberondaki sütü takviye güç kullanmıştık. Neyse vardık Şiirci'ye, Geçtim köşedeki arka masaya, tedirgin tedirgin pozisyon aldım. Savaş yine gaz verdi; “Ya bırak gerilme, açılacaksa bir yerin açılsın, rahat ol sen.” İyi geldi gaz hakkaten. Bana da Aze'ye de iyi gelmiş olacak ki 2.5 aydır ilk kez bu kadar şahane bir iş başardık. Tam 40 dakika iki göğüsten de gayet verimli emdi kızım. İlk kez sadece emerek doymayı başardı. Gıkı bile çıkmadı. Benim gözler yine musluk. İnanmayacaksınız, eve geldik bir de evde 40 dakka emdi ve doydu. Galiba önümüzdeki günlerde iyice başaracağız bu işi ana kız.

Hah bak taze taze, şimdi ara verdim süt sağmak için, Aze'yi de dedesine verdim. (Evet geldi dedesi) 10 dakika dolmadan babam kapıyı çaldı “ağlıyor hadi” diye. “Tamam dolaştır biraz.” dedim. İki dakika geçmedi yine kapıyı çaldı. Bıraktım sağmayı. Aldım Aze'yi ama gözler doldu yine. Aze'ye de minik sinirlenir gibi oldum durmadı, dedesine kızmama sebep oldu diye, o esnada elime sımsıkı sarılınca bu sefer, “nasıl kızdım ben şu şirine?” diye gözlerim doldu. Offf.

Dün ise artık göz yaşarmasını falan geç, ziyaretimize gelen Ayşen'e direk ağla!! Sebep? Ne zaman bitecek bu hormon dalgalanmaları diye. Hakkaten çok uzattı. Çeksin gitsin artık fazla hormonlar. Çok daraldım çok.  

4 yorum:

  1. Ben 6 ayı geride bıraktım ama manyaklık hala diz boyu. İlk aylara göre çok çok azaldı ama gene de en ufak duygusal bir olayda aplamaya başlıyorum. haberleri felan izleyemiyorum, tv yi kırıp parçalayasım geliyor özellikle çocuklara zulmedenleri. Ben anladım ki minik bir hormon bile deli etmeye yeter bir insanı. bunun da vardır bir sebeb, heralde , geçer yakında.

    YanıtlaSil
  2. oyyy! 6 ayda da bitmiyor demek! sanırım süt üretimi bitince bitecek.

    YanıtlaSil
  3. bence bitmeyecek:) yazın sadece 8 haftalık bir gebelik geçirdim, bebeğimin kalp atışı durunca onu aldılar. ve ben hayatımı hamilelikten önce ve sonra diye ikiye ayırabiliyorum duygusal yönden. çizgi filmde işbirliği yapan hayvancıklara bile ağlayabiliyorum, ağlamadan tek haber bülteni izleyemiyorum. özellikle çocuklara karşı duyarlılığım arttı. bu kadarı da fazla olsa da, artık daha şefkatli biriyim diye teselli ediyorum kendimi. bir de doğursam nasıl bir hale gelirdim ki?

    YanıtlaSil
  4. çok üzüldüm Asmira. umarım bundan sonra her şey istediğin gibi olur.

    YanıtlaSil

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...