4 Ağustos 2011 Perşembe

Babasından Aze Çınar 1 yıldır bizimle 5

Canım Kızım; 

Seninle aramızda özel bir sevgi var. Ya da ben öyle hissediyorum. Belki de bütün babalar böyle hissediyordur. Bana sarılman, kucağımda uyuman, gülmen, seslenmen, bakışın sanki bir başka. Kız babası olmak başka derlerdi de inanmazdım. İsterim ki hayat boyu mutlu ol. Ben de senin mutlu olmam için elimden geleni yapacağım.

Ben hep doğruyu yapmaya çalışsam da bazen yanlışlar da yapacağım. Tıpkı bu sabah kahvaltıda olduğu gibi. Doğum gününde hayatında ilk kez acıyı tattın. Kahvaltıda sana yanlışlıkla acı biber verdim. Önce ısırdın biberi, acı olduğunu farkedince yüz ifaden değişti, ağzından çıkarmaya çalıştın, çok başarılı olamayınca da ağladın. Yardım isteyen gözlerle Deyyaa'ya (şimdilik annene böyle sesleniyorsun) sonra da bana baktın. İçimiz gitti o an. Başka şeyler yedirerek acının etkisini azaltık. Çok kızdım kendime, bakmalıydım o biberin tatına.
Hayat bazen o biber gibi acı olabilir. Ne zaman babanın yardımı ihtiyacın olursa hemen yanında olacağımı bil.

Koca bir yılı geride bıraktık. Sen büyüdün. Her gün yeni şeyler öğreniyorsun. Şu yürüme işini de bir an önce çözersen çok iyi olacak. Çünkü seni elinden tutup gezdirmekten belime ağrılar girdi :)

Bana bazen baba, bazen de del del (gel) diye sesleniyorsun. Ama nadiren de olsa baba demen ayrı bir hoşuma gidiyor.

Çok sık yazamıyorum sana. 1 senede sadece ikinci yazı oldu. Saysam elli tane mazeret çıkar. Kimi haklı, kimi bahane. Bundan sonra daha sık yazacağıma söz veriyorum.

İyi ki doğdun evimizin Çınar'ı.
Yeniden hoş geldin kızım.
Seni çok seviyorum.

Baban.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

4 Ağustos 2011 Perşembe

Babasından Aze Çınar 1 yıldır bizimle 5

Canım Kızım; 

Seninle aramızda özel bir sevgi var. Ya da ben öyle hissediyorum. Belki de bütün babalar böyle hissediyordur. Bana sarılman, kucağımda uyuman, gülmen, seslenmen, bakışın sanki bir başka. Kız babası olmak başka derlerdi de inanmazdım. İsterim ki hayat boyu mutlu ol. Ben de senin mutlu olmam için elimden geleni yapacağım.

Ben hep doğruyu yapmaya çalışsam da bazen yanlışlar da yapacağım. Tıpkı bu sabah kahvaltıda olduğu gibi. Doğum gününde hayatında ilk kez acıyı tattın. Kahvaltıda sana yanlışlıkla acı biber verdim. Önce ısırdın biberi, acı olduğunu farkedince yüz ifaden değişti, ağzından çıkarmaya çalıştın, çok başarılı olamayınca da ağladın. Yardım isteyen gözlerle Deyyaa'ya (şimdilik annene böyle sesleniyorsun) sonra da bana baktın. İçimiz gitti o an. Başka şeyler yedirerek acının etkisini azaltık. Çok kızdım kendime, bakmalıydım o biberin tatına.
Hayat bazen o biber gibi acı olabilir. Ne zaman babanın yardımı ihtiyacın olursa hemen yanında olacağımı bil.

Koca bir yılı geride bıraktık. Sen büyüdün. Her gün yeni şeyler öğreniyorsun. Şu yürüme işini de bir an önce çözersen çok iyi olacak. Çünkü seni elinden tutup gezdirmekten belime ağrılar girdi :)

Bana bazen baba, bazen de del del (gel) diye sesleniyorsun. Ama nadiren de olsa baba demen ayrı bir hoşuma gidiyor.

Çok sık yazamıyorum sana. 1 senede sadece ikinci yazı oldu. Saysam elli tane mazeret çıkar. Kimi haklı, kimi bahane. Bundan sonra daha sık yazacağıma söz veriyorum.

İyi ki doğdun evimizin Çınar'ı.
Yeniden hoş geldin kızım.
Seni çok seviyorum.

Baban.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...