3 Ağustos 2011 Çarşamba

Aze Çınar 1 yıldır bizimle

Geçen sene bu zamanlar sancı çekiyordum. Doğum mu olacak, sahte sancı mı bilemeden oturuyordum Gökşen, Funda, Melisa ve diğer Funda ile. Onlar gittiler, Gökay ve Aylin'le yemek yiyorduk ki nişan adı verilen sıvı geldi. Gece 01.00'e kadar idare ettim. 01.30'da hastanedeydik. 05.19'da Aze Çınar geldi yanımıza. Detaylı hikaye şu linkte: http://baskahamile.blogspot.com/2010/08/acayip-bir-dogum-hikayesi.html  O yüzden detay anlatmayacağım şimdi.

Benim anlatmak istediğim o günden sonrası. Seni kucağıma aldığımdan bugüne uzanan kocaman bir aşkın hikayesi kuzu kızım. Beni büyüten, sabrımı geliştiren, bilmediğim yeteneklerime şaşırtan, yeni yetenekler kazandıran acayip bir aşk bu. Senin bir gülüşün dünyadaki bütün çiçekleri açtırır mesela, gözünden akan bir damla yaş ise yaktırır o dünyaları. O güzel kafanı omzuma koyman için gerekirse dünyanın tüm sınırlarını aşar, tüm ordularıyla savaşırım.

Her anne bebeğini çok sever ya, sen sanki benim zaaflarımı bilişinle, beni idare edişinle, yaşını doldurmadan beni alttan almalarınla, uyumluluğun, güler yüzün, sabrın, kanaatkarlığınla, sıkıntılı durumlarda bile yaygaracı olmamanla beni fazla fazla tavladın.

Ömrüm boyu uykuya dayanamadım, dünyanın en sinirli insanı oldum uykusuz kaldığımda, sen bunu bilir gibi uyum sağladın oluşturmaya çalıştığım düzene, 3. aydan itibaren aralıksız uyudun. 1 koca yıl geçti ve sen 1 kez olsun altın kirli diye ağlamadın. Doğar doğmaz ilk 7 hafta sütü çekememişsin, aç kalmışsın yine de yaygaracılık yapmayıp olanca tahammülünle beklemişsin güzel kuzum. Eve tıkılı kalmam mümkün değildi, ilk aylardan itibaren ben nereye sen oraya hiç sesini çıkarmadan geldiğin gibi bana benzeyip sevdin bile bu gezme fasıllarını.

Benim kimselere benzemeyen koca gözlü kızım. Doğduğun da o kadar kimselere benzemiyordun ki "Doğum esnasında karıştı diyeceğim ama hastanede başka doğum yok hem yanımızdan da hiç ayrılmadı ki" diyorduk. Sonra Sinan amcana benzedin bir ara, daha sonra Kemal Dedeni andırdın. Babanla bana benzememekte şimdilik kararlı gözüküyorsun.

El ele eylemlere koşuyoruz seninle. Dünya daha güzel olsun diye. Sen daha güzel bir dünyada yaşa diye. Eylemlerin maskotu oluyorsun, sloganların ritminde "aa aaaa aa a a aaa aaaaaaaaaaa" diye bağırıyorsun. Barış işareti yapmayı öğretmeye çalışıyorum sana orta parmak henüz işaret parmağın yanında yerini alamıyor. "1 çay" der gibi oluyorsun. Ki senin olduğun her yer barış iklimi oluyor.

Nevi şahsına münhasırsın göz bebeğim. Kızınca hart ısırma çalışmalarına başlıyorsun minicik iki dişinle. İstediğini almakta kararlısın. Direniyorsun epeyce. Eh adını Aze koyduk çekeceğiz getirisini. Çoklukla benden daha olgunsun. Baban " Kızım boşuna uğraşmamayı öğreneceksin annen biraz deli." diyor bazen sen bağırdığında ben de senin gibi bağırmaya başlayınca. İkimiz çığlıklar atıyoruz evde, babayı telef ediyoruz, çoklukla gülmelerimizle sonlanıyor bu delilikler. Ben de çaba harcıyorum bakma. Senin yerinde başkası olsa çoktan koymuştum kapının önüne, sürekli sürekli bir insanın kakası ile mi uğraşılır ayol? Kıymetini bil yani. Yerin ayrı :)

Seni çok seviyoruz be Azoşkam, Çınar dalım, Gül kurum. Sen bu hayattaki en olmazlarımızı olduransın, en görünmezleri gördüren, bilinmezleri bildirtensin. Sen turnusol kağıdımızsın insanları ayırt etmemizi sağlayan, altın topumuzsun, bambamımız, balımız, sincabımız, dünyanın en güzel gülen varlığısın. Hayatının bizim için en zor zamanlarıydı ilk 1 yılın. Gitgide kolaylaştı, gitgide eğlenceli hale geldi. Hep bir festival tadında olan hayatımız kimi zaman sirk kimi zaman şenlikler ötesi hale geldi. En ilk aylar yaşanan korku, panik ve depresif haller su gibi aktı gitti sayende. Umuyorum ve biliyorumki her geçen gün daha da şenlenecek yuvamız, minik ailemiz. Sen dillendikçe daha da eğleneceğiz.

Tekrar edeyim dünya güzeli, sen varsın ya gelsin parasızlıik gelsin zorluk gelsin sıkıntı inadına sevgi inadına özlem inadına aşk...

Kutlu doğum günü münasebetiyle şu andan yarın geceye kadar türlü yazılar gelecek siteye. Doğuma tanık olan arkadaşların doğum hikayelerinden babasnın yazısına kadar... Bekleyiniz...

6 yorum:

Blogcu Anne dedi ki...

Nice güzel senelere, sağlıkla, mutlulukla...

DeryAze dedi ki...

Sağolasın Elif, senin hayatımı kolaylaştıran katkılarını hayatım boyu unutmayacağım.

KızKardeş Derya dedi ki...

Nice güzel yıllarınız olur umarım huzur ve barışla..

ruhdagı dedi ki...

Doğum günün kutlu mutlu olsun Aze Çınar. Sevenlerinle geçen upuuuuzzzzunnnnn seneler senin olsun.

{ Taksim'e gelemedik çok istedim ama Çekmeköy'de annemdeyiz. Memo şehir dışında benimde ekstra arabam yok. Zorlanırım diye cesaret edemedim :( }
Sevgiler.

DeryAze dedi ki...

Kızkardeş Derya çok teşekkür ederim. Umarım..

DeryAze dedi ki...

ruhdağı, çok sevinirdik, umarım bir gün yaparız bir buluşma. öperiz ege'yi.

Yorum Gönder

3 Ağustos 2011 Çarşamba

Aze Çınar 1 yıldır bizimle

Geçen sene bu zamanlar sancı çekiyordum. Doğum mu olacak, sahte sancı mı bilemeden oturuyordum Gökşen, Funda, Melisa ve diğer Funda ile. Onlar gittiler, Gökay ve Aylin'le yemek yiyorduk ki nişan adı verilen sıvı geldi. Gece 01.00'e kadar idare ettim. 01.30'da hastanedeydik. 05.19'da Aze Çınar geldi yanımıza. Detaylı hikaye şu linkte: http://baskahamile.blogspot.com/2010/08/acayip-bir-dogum-hikayesi.html  O yüzden detay anlatmayacağım şimdi.

Benim anlatmak istediğim o günden sonrası. Seni kucağıma aldığımdan bugüne uzanan kocaman bir aşkın hikayesi kuzu kızım. Beni büyüten, sabrımı geliştiren, bilmediğim yeteneklerime şaşırtan, yeni yetenekler kazandıran acayip bir aşk bu. Senin bir gülüşün dünyadaki bütün çiçekleri açtırır mesela, gözünden akan bir damla yaş ise yaktırır o dünyaları. O güzel kafanı omzuma koyman için gerekirse dünyanın tüm sınırlarını aşar, tüm ordularıyla savaşırım.

Her anne bebeğini çok sever ya, sen sanki benim zaaflarımı bilişinle, beni idare edişinle, yaşını doldurmadan beni alttan almalarınla, uyumluluğun, güler yüzün, sabrın, kanaatkarlığınla, sıkıntılı durumlarda bile yaygaracı olmamanla beni fazla fazla tavladın.

Ömrüm boyu uykuya dayanamadım, dünyanın en sinirli insanı oldum uykusuz kaldığımda, sen bunu bilir gibi uyum sağladın oluşturmaya çalıştığım düzene, 3. aydan itibaren aralıksız uyudun. 1 koca yıl geçti ve sen 1 kez olsun altın kirli diye ağlamadın. Doğar doğmaz ilk 7 hafta sütü çekememişsin, aç kalmışsın yine de yaygaracılık yapmayıp olanca tahammülünle beklemişsin güzel kuzum. Eve tıkılı kalmam mümkün değildi, ilk aylardan itibaren ben nereye sen oraya hiç sesini çıkarmadan geldiğin gibi bana benzeyip sevdin bile bu gezme fasıllarını.

Benim kimselere benzemeyen koca gözlü kızım. Doğduğun da o kadar kimselere benzemiyordun ki "Doğum esnasında karıştı diyeceğim ama hastanede başka doğum yok hem yanımızdan da hiç ayrılmadı ki" diyorduk. Sonra Sinan amcana benzedin bir ara, daha sonra Kemal Dedeni andırdın. Babanla bana benzememekte şimdilik kararlı gözüküyorsun.

El ele eylemlere koşuyoruz seninle. Dünya daha güzel olsun diye. Sen daha güzel bir dünyada yaşa diye. Eylemlerin maskotu oluyorsun, sloganların ritminde "aa aaaa aa a a aaa aaaaaaaaaaa" diye bağırıyorsun. Barış işareti yapmayı öğretmeye çalışıyorum sana orta parmak henüz işaret parmağın yanında yerini alamıyor. "1 çay" der gibi oluyorsun. Ki senin olduğun her yer barış iklimi oluyor.

Nevi şahsına münhasırsın göz bebeğim. Kızınca hart ısırma çalışmalarına başlıyorsun minicik iki dişinle. İstediğini almakta kararlısın. Direniyorsun epeyce. Eh adını Aze koyduk çekeceğiz getirisini. Çoklukla benden daha olgunsun. Baban " Kızım boşuna uğraşmamayı öğreneceksin annen biraz deli." diyor bazen sen bağırdığında ben de senin gibi bağırmaya başlayınca. İkimiz çığlıklar atıyoruz evde, babayı telef ediyoruz, çoklukla gülmelerimizle sonlanıyor bu delilikler. Ben de çaba harcıyorum bakma. Senin yerinde başkası olsa çoktan koymuştum kapının önüne, sürekli sürekli bir insanın kakası ile mi uğraşılır ayol? Kıymetini bil yani. Yerin ayrı :)

Seni çok seviyoruz be Azoşkam, Çınar dalım, Gül kurum. Sen bu hayattaki en olmazlarımızı olduransın, en görünmezleri gördüren, bilinmezleri bildirtensin. Sen turnusol kağıdımızsın insanları ayırt etmemizi sağlayan, altın topumuzsun, bambamımız, balımız, sincabımız, dünyanın en güzel gülen varlığısın. Hayatının bizim için en zor zamanlarıydı ilk 1 yılın. Gitgide kolaylaştı, gitgide eğlenceli hale geldi. Hep bir festival tadında olan hayatımız kimi zaman sirk kimi zaman şenlikler ötesi hale geldi. En ilk aylar yaşanan korku, panik ve depresif haller su gibi aktı gitti sayende. Umuyorum ve biliyorumki her geçen gün daha da şenlenecek yuvamız, minik ailemiz. Sen dillendikçe daha da eğleneceğiz.

Tekrar edeyim dünya güzeli, sen varsın ya gelsin parasızlıik gelsin zorluk gelsin sıkıntı inadına sevgi inadına özlem inadına aşk...

Kutlu doğum günü münasebetiyle şu andan yarın geceye kadar türlü yazılar gelecek siteye. Doğuma tanık olan arkadaşların doğum hikayelerinden babasnın yazısına kadar... Bekleyiniz...

6 yorum:

  1. Nice güzel senelere, sağlıkla, mutlulukla...

    YanıtlaSil
  2. Sağolasın Elif, senin hayatımı kolaylaştıran katkılarını hayatım boyu unutmayacağım.

    YanıtlaSil
  3. Nice güzel yıllarınız olur umarım huzur ve barışla..

    YanıtlaSil
  4. Doğum günün kutlu mutlu olsun Aze Çınar. Sevenlerinle geçen upuuuuzzzzunnnnn seneler senin olsun.

    { Taksim'e gelemedik çok istedim ama Çekmeköy'de annemdeyiz. Memo şehir dışında benimde ekstra arabam yok. Zorlanırım diye cesaret edemedim :( }
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  5. Kızkardeş Derya çok teşekkür ederim. Umarım..

    YanıtlaSil
  6. ruhdağı, çok sevinirdik, umarım bir gün yaparız bir buluşma. öperiz ege'yi.

    YanıtlaSil

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...