17 Ağustos 2011 Çarşamba

Kısa kısa kısa kısa

- Aze konuşmaya başladı. Sanırım bir karışıklık olmuş, kendisi Fransız bir insan. Fransız aksanıyla fransızca konuşuyor. Fekat bizim tekrarlattığımız kelimeleri aynen tekrarlıyor (canı isterse). Kedi, anne, baba, hadi, bebek... Ne dersek söylüyor.

- Yürüme çalışmaları ilerledi. Tek elle elimizi tutup ışık hızıyla ilerliyor.

- Baya laftan anlamaya başladı. Tabakta üzüm var, Savaş "Anne ver kızım." diyor, bizimki iki parmağıyla tutup ağzıma sokuyor üzümü, "babaya ver" diyor, hop Savaş'ın ağzına... Bugün Şiirci'de "aaa Aze Pınar'ın parmaklarına bak!" dedim, ki bu laf Aze anlayıp baksın diye değil, Pınar parmaklarını Aze'ye uzatsın diyeydi, Aze uzanıp Pınar'ın parmaklarına baktı!

- Aze'nin babası bir yaş daha büyüdü, pazar aile kutlamasının dışında bir de sürpriz yaptık kendisine. Hep mutlu, kutlu, sağlıklı ve bizimle olsun.

- Aze geçtiğimiz pazar Feride teyzesi sayesinde atlıkarınca vb bilumum alete bindi. Çok eğlendi. Yine Feri sayesinde 3 boyutlu bir şeye bindik biz de Savaş  ve Vedat'la o Aze'ye bakarken. Bize anlatışından ben uzayda geziyormuşuz gibi olacak sanmıştım. Halbuki uzay dekoru içinde roller coaster'a biniyormuş gibi oluyormuş!!! Bindiğimizin 10. saniyesinde gözlükleri çıkardım, yetmedi Savaş anlayıp elimi tuttu hemen, yetmedi gözlerimi kapadım bitene kadar, o da yetmedi kafamı sağa çevirip kısık gözle Vedat'a baktım arada bir ve kendi kendime "koltukta oturuyosun şu an, bak Vedat yanında koltuktasın koltuktasıııın" Çok korkarım ben öyle aletlerden arkadaş. Koltukta olduğumu bilsem de çok korkarım yüksekten. İnene kadar bakmadım ekrana.

- Dukan diyeti diye bi diyete başladım. Başladığım 1. gün regle denk geldi, ben ağrı ve halsizlik içinde yattım 2 gün. Regl geçti, günler geçti ben hala halsizlikten ölüyorum. Diyette sadece protein yiyorsun karbonhidrat ve şeker yok. Herhalde o yüzden diyorum, aynı diyeti yapan Perizad'a soruyorum, hayır o ilk gün dışında yaşamamış böyle bir şey... Sonunda bugün anlaşılıyor ki meğer vitamin almak gerekiyormuş!!! Kaç günün uyur uyanık, bitkin hali bu yüzdenmiş.

- Cevahir Alışveriş Merkezi'nde ramazan etkinlikleri düzenleniyor. Dün oradaydık. Aze'yi yaklaştırdım izlesin diye, önce tiyatrocu tipler bir mini perde arkasından müzikli bir şov sergilediler. Bütün şarkılar popüler, saçma sapan olanlardandı. Arkasından Karagöz ile Hacivat çıktı sahneye. Hadi birbirlerine Eşek, beygirle başlayıp devam eden hakaretleri geçtim, Karagöz iki de bir hacivatın kafasına dan diye vuruyordu ses çıkaran bir şeyle. Aze korktu her vurduğunda, 3.de ayrıldık hemen oradan. Ama çocuklara yönelik bir gösteride çocuklara vurmayı, hakareti sevimlileştiren içeriği sevmedim.

- Her akşam dışarı çıkmaya devam. Şu bitik halde bile :((

- Tadilat işleri çok korkunç. Sürekli acele ediyor olmak, kısıtlı kaynak vs işin heyecanını sıfırlıyor. Yine de tebdili mekanda ferahlık vardır umalım.

- Mihri Belli Öldü. Bir tarih, bir sembol öldü. Yarın 16.30'da Şişli Camii'nden (Ateistleri başka türlü uğurlamalı )  uğurlayacağız.

- Bugün foto yok. Yazı olabilmesine bile şükür. Hiç halim yok hiiiç.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

17 Ağustos 2011 Çarşamba

Kısa kısa kısa kısa

- Aze konuşmaya başladı. Sanırım bir karışıklık olmuş, kendisi Fransız bir insan. Fransız aksanıyla fransızca konuşuyor. Fekat bizim tekrarlattığımız kelimeleri aynen tekrarlıyor (canı isterse). Kedi, anne, baba, hadi, bebek... Ne dersek söylüyor.

- Yürüme çalışmaları ilerledi. Tek elle elimizi tutup ışık hızıyla ilerliyor.

- Baya laftan anlamaya başladı. Tabakta üzüm var, Savaş "Anne ver kızım." diyor, bizimki iki parmağıyla tutup ağzıma sokuyor üzümü, "babaya ver" diyor, hop Savaş'ın ağzına... Bugün Şiirci'de "aaa Aze Pınar'ın parmaklarına bak!" dedim, ki bu laf Aze anlayıp baksın diye değil, Pınar parmaklarını Aze'ye uzatsın diyeydi, Aze uzanıp Pınar'ın parmaklarına baktı!

- Aze'nin babası bir yaş daha büyüdü, pazar aile kutlamasının dışında bir de sürpriz yaptık kendisine. Hep mutlu, kutlu, sağlıklı ve bizimle olsun.

- Aze geçtiğimiz pazar Feride teyzesi sayesinde atlıkarınca vb bilumum alete bindi. Çok eğlendi. Yine Feri sayesinde 3 boyutlu bir şeye bindik biz de Savaş  ve Vedat'la o Aze'ye bakarken. Bize anlatışından ben uzayda geziyormuşuz gibi olacak sanmıştım. Halbuki uzay dekoru içinde roller coaster'a biniyormuş gibi oluyormuş!!! Bindiğimizin 10. saniyesinde gözlükleri çıkardım, yetmedi Savaş anlayıp elimi tuttu hemen, yetmedi gözlerimi kapadım bitene kadar, o da yetmedi kafamı sağa çevirip kısık gözle Vedat'a baktım arada bir ve kendi kendime "koltukta oturuyosun şu an, bak Vedat yanında koltuktasın koltuktasıııın" Çok korkarım ben öyle aletlerden arkadaş. Koltukta olduğumu bilsem de çok korkarım yüksekten. İnene kadar bakmadım ekrana.

- Dukan diyeti diye bi diyete başladım. Başladığım 1. gün regle denk geldi, ben ağrı ve halsizlik içinde yattım 2 gün. Regl geçti, günler geçti ben hala halsizlikten ölüyorum. Diyette sadece protein yiyorsun karbonhidrat ve şeker yok. Herhalde o yüzden diyorum, aynı diyeti yapan Perizad'a soruyorum, hayır o ilk gün dışında yaşamamış böyle bir şey... Sonunda bugün anlaşılıyor ki meğer vitamin almak gerekiyormuş!!! Kaç günün uyur uyanık, bitkin hali bu yüzdenmiş.

- Cevahir Alışveriş Merkezi'nde ramazan etkinlikleri düzenleniyor. Dün oradaydık. Aze'yi yaklaştırdım izlesin diye, önce tiyatrocu tipler bir mini perde arkasından müzikli bir şov sergilediler. Bütün şarkılar popüler, saçma sapan olanlardandı. Arkasından Karagöz ile Hacivat çıktı sahneye. Hadi birbirlerine Eşek, beygirle başlayıp devam eden hakaretleri geçtim, Karagöz iki de bir hacivatın kafasına dan diye vuruyordu ses çıkaran bir şeyle. Aze korktu her vurduğunda, 3.de ayrıldık hemen oradan. Ama çocuklara yönelik bir gösteride çocuklara vurmayı, hakareti sevimlileştiren içeriği sevmedim.

- Her akşam dışarı çıkmaya devam. Şu bitik halde bile :((

- Tadilat işleri çok korkunç. Sürekli acele ediyor olmak, kısıtlı kaynak vs işin heyecanını sıfırlıyor. Yine de tebdili mekanda ferahlık vardır umalım.

- Mihri Belli Öldü. Bir tarih, bir sembol öldü. Yarın 16.30'da Şişli Camii'nden (Ateistleri başka türlü uğurlamalı )  uğurlayacağız.

- Bugün foto yok. Yazı olabilmesine bile şükür. Hiç halim yok hiiiç.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...