2 Ağustos 2011 Salı

Saygı sadece bir isim, özgürlük de hayali bir şey değildir.

31 Temmuz Pazar, Aze Çınar'ın doğum günü kutlamasından gelmişiz, hepimiz çok yorgunuz, Aze zaten hemen sızdı. Otururken birden bir ses doldu odamıza. Daha önce pek alışık olmadığımız ezanımsı bir arapça şey ama ne olduğu konusunda hiç fikrimiz yok. Ama dediğim gibi resmen evimizin içinde okunuyor. "Nooluyo la sela mı bu?" dedim ben ezan olmayan her şeyi sela sanarım.  Bilemediler Savaş'la Aylin... Sonra Savaş birden "AaaYarın ramazan ya, teravih falan" herhalde dedi.  Biz müslüman değiliz. Hiçbir dine inanmayız. Hasret Gültekin gibi söyleyecek olursak "Sevgi bizim dinimizdir..."  Kimsenin dinine karışmayız, kimseyi aşağılamayız, bizim sınırlarımızı çiğnemediği sürece saygı duyarız. Hatta müslümanlık, ezan adı verilen dini hadise ile sınırlarımıza girse de, teknik olarak hiçbir faydası olmamasına rağmen bangır bangır hayatımıza girse de onla ilgili bile çok sıkıntımız yok. Bazı hocaların okumasını çok beğeniriiz bile. Etkileniriz.

Fakat şu ramazan meselesi ve "inancım gereği her şeyi yaparım herkes de susup katlanacak." tavrını inanılmaz saygısız, çoğunluğun azınlığa işkencesi ve dayatma buluyorum. Pazardan beri her akşam evimize dolan ibadet seslerini ve gece yarısı kuzumu kaç kez uyandıran davul sesini kabul edemiyorum. Teravih zamanı ses sadece camiye yetecek kadar kısılabiilir, davul yerine başka uyandırma araçları kullanılabilir. Hal böyleyken hasta var, bebek var, işe gidecek olan var demeden kendi adetlerini bana dayatmalarını insani ve dostça bulmuyorum.

Tee ilkokul zamanı en basit şekliyle öğretmişlerdi: Özgürlük başkasının sınırlarını geçmeden ancak olabilir. Değil benim sınırımı geçmek benim hayatımı birbirine katacak düzeyde işgal etmek  terördür. Saygısızlıktır, hadsizliktir, özgürlükle yakından uzaktan alakası yoktur. Buna özgürlük diyecek olanlar bir zahmet benim minicik bebeğimin gece dangır dangır rahatsız edilmeden uyuma özgürlüğü üzerine de biraz kafa yorsunlar.

2 yorum:

Kitapçokseveranne dedi ki...

al benden de o kadar....

ÇokBilmiş dedi ki...

Aman aman, hassas nokta. Kimse laf söyletmez o bangır bangır hoparlör seslerine. Sünnettir diye sakal bırakıp, şalvar giyen adam sanki eskiden hoparlör varmış gibi gönülden bağlıdır o hoparlörden çıkan yüksek desibelli sese...

Yorum Gönder

2 Ağustos 2011 Salı

Saygı sadece bir isim, özgürlük de hayali bir şey değildir.

31 Temmuz Pazar, Aze Çınar'ın doğum günü kutlamasından gelmişiz, hepimiz çok yorgunuz, Aze zaten hemen sızdı. Otururken birden bir ses doldu odamıza. Daha önce pek alışık olmadığımız ezanımsı bir arapça şey ama ne olduğu konusunda hiç fikrimiz yok. Ama dediğim gibi resmen evimizin içinde okunuyor. "Nooluyo la sela mı bu?" dedim ben ezan olmayan her şeyi sela sanarım.  Bilemediler Savaş'la Aylin... Sonra Savaş birden "AaaYarın ramazan ya, teravih falan" herhalde dedi.  Biz müslüman değiliz. Hiçbir dine inanmayız. Hasret Gültekin gibi söyleyecek olursak "Sevgi bizim dinimizdir..."  Kimsenin dinine karışmayız, kimseyi aşağılamayız, bizim sınırlarımızı çiğnemediği sürece saygı duyarız. Hatta müslümanlık, ezan adı verilen dini hadise ile sınırlarımıza girse de, teknik olarak hiçbir faydası olmamasına rağmen bangır bangır hayatımıza girse de onla ilgili bile çok sıkıntımız yok. Bazı hocaların okumasını çok beğeniriiz bile. Etkileniriz.

Fakat şu ramazan meselesi ve "inancım gereği her şeyi yaparım herkes de susup katlanacak." tavrını inanılmaz saygısız, çoğunluğun azınlığa işkencesi ve dayatma buluyorum. Pazardan beri her akşam evimize dolan ibadet seslerini ve gece yarısı kuzumu kaç kez uyandıran davul sesini kabul edemiyorum. Teravih zamanı ses sadece camiye yetecek kadar kısılabiilir, davul yerine başka uyandırma araçları kullanılabilir. Hal böyleyken hasta var, bebek var, işe gidecek olan var demeden kendi adetlerini bana dayatmalarını insani ve dostça bulmuyorum.

Tee ilkokul zamanı en basit şekliyle öğretmişlerdi: Özgürlük başkasının sınırlarını geçmeden ancak olabilir. Değil benim sınırımı geçmek benim hayatımı birbirine katacak düzeyde işgal etmek  terördür. Saygısızlıktır, hadsizliktir, özgürlükle yakından uzaktan alakası yoktur. Buna özgürlük diyecek olanlar bir zahmet benim minicik bebeğimin gece dangır dangır rahatsız edilmeden uyuma özgürlüğü üzerine de biraz kafa yorsunlar.

2 yorum:

  1. Aman aman, hassas nokta. Kimse laf söyletmez o bangır bangır hoparlör seslerine. Sünnettir diye sakal bırakıp, şalvar giyen adam sanki eskiden hoparlör varmış gibi gönülden bağlıdır o hoparlörden çıkan yüksek desibelli sese...

    YanıtlaSil

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...