23 Haziran 2010 Çarşamba

2. Ay


En heyecanlı, en mutlu, bir o kadar da gerilimli bir ay ikinci ay. Bir kere hamile olduğunuzu bu ay öğreniyorsunuz. Hamile olmaya devam edip etmeyeceğiniz, gebeliğinizin dış gebelik olup olmadığı da yine bu ay netleşiyor gibi.  Biz 2005’te isteyerek, planlayarak  girmiştik çocuk sahibi olma sürecine. 7. Hafta gibi dış gebelik olduğunu öğrendik. Ameliyatla almışlardı embriyoyu. Bu sefer tamamen sürpriz oldu. En erken 1 sene sonraya düşünüyorduk. Ama Aze Çınar kendisi karar verdi ne zaman geleceğine.
2005’te hamile kalmaya uğraştığımdan, regl 1 gün geciksin hemen test yapıyordum. Ama şu süreçte hiç böylesi bir şey aklımıza gelmediğinden regl tarihim 4-5 gün geçmesine rağmen ben bunu henüz farketmemiştim bile 4 Aralık gecesi çok yoğun göğüs ve kasık ağrısı yaşayana dek. Çok şiddetliydi, sevgilimin sırtımı, belimi ovmasıyla biraz rahatladım. O an “Yarın regl olacağım herhalde.” Diye düşündüm. 5’i sabahı üyesi olduğum bir komünitenin toplantısı vardı. Kalktım Ankara’dan gelecek arkadaşları karşılamak üzere yola çıktım. Ağrılarım geceki kadar çok olmasa da devam ediyordu. “Normal regl ağrılarımdan daha fazla ağrım var.” dediğim iki arkadaşım, kendilerinin de regl ağrılarının bu sefer daha çok olduğunu söyleyince, demek mevsimsel vs bir şey diye düşündüm. Ta ki ertesi gün akşam toplantılar bitene kadar. İki gün boyunca çok ciddi tartışmalar olmuştu ve ben normalde çok sinirleneceğim bir sürü şeye hiç sinirlenmemiştim! Kendimi tanıyorum, sonrasında saman alevi gibi geçse de sinirim, o anlarda benim deli gibi sinirlenmem gerekiyordu. Ama ben iki günki toplantılarda da ne yaşarsam yaşayım sürekli gülümsemiştim ve bu normal değildi. Hayatımdaki tek benzer manyaklık 2005’teki kısa süreli hamileliğimde olmuştu. Ne yaşarsam yaşayayım sakin kalıp, gülüyordum o zaman da.
Pazar akşamı eve dönerken, “Yok ya hamilelik değildir ama ben yine de denk gelirsem bir nöbetçi eczaneye bir test alayım.”  Diye düşündüm.  20 saniye sonra açık bir eczane çıktı karşıma. Eve vardım, bu sefer de “Savaş’a hiçbir şey söylemeyeyim, pozitif olsa bile bir önce ben hazmedeyim .” diye düşündüm ama nerdeee.
Testi yaptım. Beklerken kendi kendime “üff boş yere aldın Derya, bir şey çıkmayacak. Neyse zaten şu an  olmaması daha iyi, seneye olursa iyi olur.” Gibi daha sonucu almadan teselli edici şeyler söylüyordum. Dış gebelik ve ameliyatta tek tüpün alınmasının ardından, doktorun “hiçbir sorun yok.” Demesine rağmen 4-5 ay boyunca denemiştik ve hamile kalamamıştım. Çok test yapmıştım o yüzden travmatikti benim açımdan test yapma süreci.
Neyse ben çift çizgiyi görünce, daha 5 dakika önce karar verdiğim her şeyi unutup, Savaş diye bağırdım, korkarak koştu garibim. Sonucu gösterdim, ağlayarak sarıldık birbirimize. Tuhaftı. Çok güzeldi. Acayipti.
İşte sonra stresli zamanlar başladı. Ertesi gün hemen doktora gittim. Doktor bebeğin henüz rahimde görünmediğini söyledi. Bir önceki macera da böyle başlamıştı. Bebek rahme hiç inememişti. Endişeyle beklemeye başladık. Doktor Cuma tekrar gelmemizi, o zaman inmiş olacağını söyledi. Dayanamadım Çarşamba yine gittim. Yoktu. Cuma gittik yoktu. Ben panik olup dış gebeliği hatırlatınca doktor özel aygıtları olan özel bir labaratuvara sevk etti. 12 Aralık 2009 tarihinde bebeğimizi gördük rahimde. Rahat bir nefes aldık. Bir anlığına. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

23 Haziran 2010 Çarşamba

2. Ay


En heyecanlı, en mutlu, bir o kadar da gerilimli bir ay ikinci ay. Bir kere hamile olduğunuzu bu ay öğreniyorsunuz. Hamile olmaya devam edip etmeyeceğiniz, gebeliğinizin dış gebelik olup olmadığı da yine bu ay netleşiyor gibi.  Biz 2005’te isteyerek, planlayarak  girmiştik çocuk sahibi olma sürecine. 7. Hafta gibi dış gebelik olduğunu öğrendik. Ameliyatla almışlardı embriyoyu. Bu sefer tamamen sürpriz oldu. En erken 1 sene sonraya düşünüyorduk. Ama Aze Çınar kendisi karar verdi ne zaman geleceğine.
2005’te hamile kalmaya uğraştığımdan, regl 1 gün geciksin hemen test yapıyordum. Ama şu süreçte hiç böylesi bir şey aklımıza gelmediğinden regl tarihim 4-5 gün geçmesine rağmen ben bunu henüz farketmemiştim bile 4 Aralık gecesi çok yoğun göğüs ve kasık ağrısı yaşayana dek. Çok şiddetliydi, sevgilimin sırtımı, belimi ovmasıyla biraz rahatladım. O an “Yarın regl olacağım herhalde.” Diye düşündüm. 5’i sabahı üyesi olduğum bir komünitenin toplantısı vardı. Kalktım Ankara’dan gelecek arkadaşları karşılamak üzere yola çıktım. Ağrılarım geceki kadar çok olmasa da devam ediyordu. “Normal regl ağrılarımdan daha fazla ağrım var.” dediğim iki arkadaşım, kendilerinin de regl ağrılarının bu sefer daha çok olduğunu söyleyince, demek mevsimsel vs bir şey diye düşündüm. Ta ki ertesi gün akşam toplantılar bitene kadar. İki gün boyunca çok ciddi tartışmalar olmuştu ve ben normalde çok sinirleneceğim bir sürü şeye hiç sinirlenmemiştim! Kendimi tanıyorum, sonrasında saman alevi gibi geçse de sinirim, o anlarda benim deli gibi sinirlenmem gerekiyordu. Ama ben iki günki toplantılarda da ne yaşarsam yaşayım sürekli gülümsemiştim ve bu normal değildi. Hayatımdaki tek benzer manyaklık 2005’teki kısa süreli hamileliğimde olmuştu. Ne yaşarsam yaşayayım sakin kalıp, gülüyordum o zaman da.
Pazar akşamı eve dönerken, “Yok ya hamilelik değildir ama ben yine de denk gelirsem bir nöbetçi eczaneye bir test alayım.”  Diye düşündüm.  20 saniye sonra açık bir eczane çıktı karşıma. Eve vardım, bu sefer de “Savaş’a hiçbir şey söylemeyeyim, pozitif olsa bile bir önce ben hazmedeyim .” diye düşündüm ama nerdeee.
Testi yaptım. Beklerken kendi kendime “üff boş yere aldın Derya, bir şey çıkmayacak. Neyse zaten şu an  olmaması daha iyi, seneye olursa iyi olur.” Gibi daha sonucu almadan teselli edici şeyler söylüyordum. Dış gebelik ve ameliyatta tek tüpün alınmasının ardından, doktorun “hiçbir sorun yok.” Demesine rağmen 4-5 ay boyunca denemiştik ve hamile kalamamıştım. Çok test yapmıştım o yüzden travmatikti benim açımdan test yapma süreci.
Neyse ben çift çizgiyi görünce, daha 5 dakika önce karar verdiğim her şeyi unutup, Savaş diye bağırdım, korkarak koştu garibim. Sonucu gösterdim, ağlayarak sarıldık birbirimize. Tuhaftı. Çok güzeldi. Acayipti.
İşte sonra stresli zamanlar başladı. Ertesi gün hemen doktora gittim. Doktor bebeğin henüz rahimde görünmediğini söyledi. Bir önceki macera da böyle başlamıştı. Bebek rahme hiç inememişti. Endişeyle beklemeye başladık. Doktor Cuma tekrar gelmemizi, o zaman inmiş olacağını söyledi. Dayanamadım Çarşamba yine gittim. Yoktu. Cuma gittik yoktu. Ben panik olup dış gebeliği hatırlatınca doktor özel aygıtları olan özel bir labaratuvara sevk etti. 12 Aralık 2009 tarihinde bebeğimizi gördük rahimde. Rahat bir nefes aldık. Bir anlığına. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...