23 Haziran 2010 Çarşamba

Hamilelik ve Çevredekiler (Ekşi Sözlük'ten)



gelelim işin sosyal kısmına. hamile olduğunuzu öğrendiğiniz ve kamuya açıkladığınız andan itibaren, kamuoyu bu açıklamayı: “ey ahali şu andan itibaren aklımı, mantığımı yitirdim. düşünemiyorum, karar veremiyorum, noolur benim yerime bilin, düşünün, öğretin, karar verin.” olarak algılıyor gözlemlerime göre. birden herkes her şeye dair söz sahibi oluyor:

- ne pizza mı yiyeceksin, deli olma. balık söyle hemen.
- calsiyum almaya başla hemen.
- ne folik asit sadece günde 1 kez mi alıyorsun?
- senin pantolonunun altında kalın çorap var mı bakayım?
- ne eyleme mi gideceksin bu halinle!
bu sonuncusuyla ilgili en şahanesini ankara’da bir tekel işçisi kadın yaptı sağolsun: “aa hamile misin? yola mı çıktın? deli misin? düşer bu çocuk!!!!!”

bir de bunların tam tersi var:
- yaa bırak yaaaa eskiden ilaç – vitamin – mineral mi varmış. takıl kafana göre.
- ya istediğini ye, zararlıysa kusarsın zaten.
- eyleme de git, gezmeye de git. hamilelik hastalık değil, özgür özgür dolaş.
farkında değiller ki iki tarafın da tek yarattığı şey; suçluluk. bir şey yersin suçlusun, yemezsin suçlusun, evde kaldın suçlusun, dışarı çıktın suçlusun… bir oldurun be kardeşim. bir rahat verin allah aşkına. şükür okuyabiliyoruz, doktor var sorabiliyoruz, düşünebiliyoruz. hem ben bir şey merak edersem sorabiliyorum da inanmazsınız. bak terelelli temcik şahit misal sorularıma. çok rica ederim; sakat gibi de davranmayın, hiçbir şey yokmuş gibi de.

sonracığıma; inanın her gelenin elini göbeğe atması hiç hoş bir durum değil. henüz ortada doğru dürüst göbek yokken bu kadar el uzanıyorsa, biraz daha büyüdüğünde ben kesin birkaç el kıracağım gibi gözüküyor. manyak mısınız yaaaa dokunmayın kardeşim karnıma. bebek çıkınca seversiniz aaaaaa.

şimdilik bu kadar, yazarım daha. “hamal”ım çok doluyum, sinirliyim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

23 Haziran 2010 Çarşamba

Hamilelik ve Çevredekiler (Ekşi Sözlük'ten)



gelelim işin sosyal kısmına. hamile olduğunuzu öğrendiğiniz ve kamuya açıkladığınız andan itibaren, kamuoyu bu açıklamayı: “ey ahali şu andan itibaren aklımı, mantığımı yitirdim. düşünemiyorum, karar veremiyorum, noolur benim yerime bilin, düşünün, öğretin, karar verin.” olarak algılıyor gözlemlerime göre. birden herkes her şeye dair söz sahibi oluyor:

- ne pizza mı yiyeceksin, deli olma. balık söyle hemen.
- calsiyum almaya başla hemen.
- ne folik asit sadece günde 1 kez mi alıyorsun?
- senin pantolonunun altında kalın çorap var mı bakayım?
- ne eyleme mi gideceksin bu halinle!
bu sonuncusuyla ilgili en şahanesini ankara’da bir tekel işçisi kadın yaptı sağolsun: “aa hamile misin? yola mı çıktın? deli misin? düşer bu çocuk!!!!!”

bir de bunların tam tersi var:
- yaa bırak yaaaa eskiden ilaç – vitamin – mineral mi varmış. takıl kafana göre.
- ya istediğini ye, zararlıysa kusarsın zaten.
- eyleme de git, gezmeye de git. hamilelik hastalık değil, özgür özgür dolaş.
farkında değiller ki iki tarafın da tek yarattığı şey; suçluluk. bir şey yersin suçlusun, yemezsin suçlusun, evde kaldın suçlusun, dışarı çıktın suçlusun… bir oldurun be kardeşim. bir rahat verin allah aşkına. şükür okuyabiliyoruz, doktor var sorabiliyoruz, düşünebiliyoruz. hem ben bir şey merak edersem sorabiliyorum da inanmazsınız. bak terelelli temcik şahit misal sorularıma. çok rica ederim; sakat gibi de davranmayın, hiçbir şey yokmuş gibi de.

sonracığıma; inanın her gelenin elini göbeğe atması hiç hoş bir durum değil. henüz ortada doğru dürüst göbek yokken bu kadar el uzanıyorsa, biraz daha büyüdüğünde ben kesin birkaç el kıracağım gibi gözüküyor. manyak mısınız yaaaa dokunmayın kardeşim karnıma. bebek çıkınca seversiniz aaaaaa.

şimdilik bu kadar, yazarım daha. “hamal”ım çok doluyum, sinirliyim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...