23 Haziran 2010 Çarşamba

32. Hafta

Bu hafta İnönü Stadyumundaki Grup Yorum konserine gittik kızımla. Çok güzel geçti, ama bana “artık yavaş”  mesajı da verdi. Epey yorucuydu. Artık Savaş’cığımız gündüzleri evde olduğundan günler daha keyifli ve çabuk geçiyor. Ağırlaşma halinden mutfağa gidecek halim bile olmuyor bazen. Savaş’ın varlığı acayip iyi geliyor öyle anlarda. Bazen de acayip enerjik oluyorum. Hafta içi yüzmeye gittim. Sonrasında eve döndüğümde baya iyi hissediyordum kendimi. Yüzmenin her şeyden önce psikolojik bir olumlu etkisi var bence.

Bir sabah keskin bir sancı ile uyandım. Bağırarak uyanmışım Savaş’da sesime uyanmış. Şu ana kadar yaşadığım en keskin acıydı. Herhalde doğum böyle bir şey diye düşündüm. İki dakika kadar sürdü. Ve kesildi. Ayşen’e göre kemiklerin ayrılması yaparmış bazen böyle. Normalmiş.
Doktorum son gidişimde 34. Haftayı doldurmak bizim için kritik dedi. “34 dolduktan sonra da 37. Yi doldurmak için kasıcaz ama şimdilik 34 mühim.” Dedi. 34. Haftadan sonra doğan bebekler küveze girmiyormuş çoklukla. Öyle görünüyor ki benim aslan kızım 34’ü de bekleyecek, 37’yi de.

Hareketleri gitgide sertleşiyor. Bazen soluk kesecek kadar şiddetli vuruyor. Ama hareketsiz olmasının sonuçlarını bildiğimizden, sert hareketli olmasını tercih ediyrouz tabi. Karnımın içinde balık gibi, bir o yana dönüyor, bir bu yana. Artık bir süredir Savaş’la dışarıdan baktığımızda görüyoruz hareket ettiğini.

Bu Pazar Kardeş Türküler konseri var. Sanırım sadece Savaş’ı göndereceğiz bu sefer. Hiç gidecek gücü bulamıyorum kendimde. Pazar itibariyle 33’e girmiş olacağız. Hadi bakalım. 

2 yorum:

Adsız dedi ki...

anaam, biz:)

Selam Oza! dedi ki...

ben de iki yanınızda oturuyordum Deryanım ;))Ne güzel konserdi...
http://selamoza.blogspot.com/2010/06/anlat-anlat-aclrsn.html

Yorum Gönder

23 Haziran 2010 Çarşamba

32. Hafta

Bu hafta İnönü Stadyumundaki Grup Yorum konserine gittik kızımla. Çok güzel geçti, ama bana “artık yavaş”  mesajı da verdi. Epey yorucuydu. Artık Savaş’cığımız gündüzleri evde olduğundan günler daha keyifli ve çabuk geçiyor. Ağırlaşma halinden mutfağa gidecek halim bile olmuyor bazen. Savaş’ın varlığı acayip iyi geliyor öyle anlarda. Bazen de acayip enerjik oluyorum. Hafta içi yüzmeye gittim. Sonrasında eve döndüğümde baya iyi hissediyordum kendimi. Yüzmenin her şeyden önce psikolojik bir olumlu etkisi var bence.

Bir sabah keskin bir sancı ile uyandım. Bağırarak uyanmışım Savaş’da sesime uyanmış. Şu ana kadar yaşadığım en keskin acıydı. Herhalde doğum böyle bir şey diye düşündüm. İki dakika kadar sürdü. Ve kesildi. Ayşen’e göre kemiklerin ayrılması yaparmış bazen böyle. Normalmiş.
Doktorum son gidişimde 34. Haftayı doldurmak bizim için kritik dedi. “34 dolduktan sonra da 37. Yi doldurmak için kasıcaz ama şimdilik 34 mühim.” Dedi. 34. Haftadan sonra doğan bebekler küveze girmiyormuş çoklukla. Öyle görünüyor ki benim aslan kızım 34’ü de bekleyecek, 37’yi de.

Hareketleri gitgide sertleşiyor. Bazen soluk kesecek kadar şiddetli vuruyor. Ama hareketsiz olmasının sonuçlarını bildiğimizden, sert hareketli olmasını tercih ediyrouz tabi. Karnımın içinde balık gibi, bir o yana dönüyor, bir bu yana. Artık bir süredir Savaş’la dışarıdan baktığımızda görüyoruz hareket ettiğini.

Bu Pazar Kardeş Türküler konseri var. Sanırım sadece Savaş’ı göndereceğiz bu sefer. Hiç gidecek gücü bulamıyorum kendimde. Pazar itibariyle 33’e girmiş olacağız. Hadi bakalım. 

2 yorum:

  1. ben de iki yanınızda oturuyordum Deryanım ;))Ne güzel konserdi...
    http://selamoza.blogspot.com/2010/06/anlat-anlat-aclrsn.html

    YanıtlaSil

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...